Browse Category: İş Yerinde

gamzeyi siktigim an

biz amasyadan ankaraya yeni taşınmıştık.ben öss ye girecem diye bi dershaneye kaydoldum.ama kayıt olmaya gittiğimde gördüğüm sekreter gamze beni çıldırtmıştı.mini etek ve dar bady si bütün güzelliğini gözler önüne seriyordu.ben evde gamzeyi sikmeyi kafama koymuştum. evde hep nasıl sikeceğimin planlarını yapıyodum.ve birgün dershanede deneme olduktan sonra eve gittim. bide baktımki kalemimi orda unutmuşum. neyse gidip alayım dedim. gittiğimde dershane kapısı kapalıydı.kapıya bir iki vurduktan sonra bide baktım gamze kapıyı açmaya geliyor.dedimki neden kapı kapalı.dersanede kimsenin olmadığını söyledi.tam bu an dedim.kalemimi unuttuğumu söyledim o da tamam al dedi.eğer işin yoksa bana yardım edebilirmisin dedi.ok dedim. ben kalemi aldıktan sonra.gamzenin yanına gittim baktım ki deneme kağıtlarını düşürmüş.toplamak için yere eğildiğinde elimi onu8n yumuşacık götünün üstüne koydum. birden sinirli bi şekilde bana ne yapıyorsun dedi.ben hemen dudağına yapıştım.biraz sonra baktım ki kendini bana bıraktı.işte o an benim en güzel anımdı. üstünde bulunan elbiselerin hepsini yavaş yavaş çıkarttıktan sonra önümde çırılçıpkal bi beden gördüm.

koltukta bir başka

Ben İstanbuldan Yeşim.28 yaşında,1.76 boyunda, 87-62-89 ölçülerindeyim. 15-16 yaşlarımdan beri erkeklerin bana yiyecek gibi bakmalarına alışığım. İlk zamanlar bu beni rahatsız ederdi ama hayattan zevk almayı öğrenmeye başladığım günden beri müthiş hoşuma gidiyor! Erkeklere gösterip de vermemeye bayılıyorum mesela… Ama tabii,arada bir benim de canımın çektiği biri oluyor. Size bunlardan en sonuncusunu, iki gün önce yaşadığım inanılmaz dakikaları anlatacağım… Kendime ait bir tekstil şirketim var.Çalışanlarımla yatmamayı prensip edinmiştim burayı kurarken.Ama geçen yıl işe aldığım yakışıklı reklam müdürüm her odama gelişinde oturduğum koltukta zaten kısa olan eteklerimi yanlışlıkla olmuş gibi daha da yukarı çekmemek için kendimi tutamıyordum. Gelir ve masamın sol köşesinde duran kanepeye oturur,bana haftalık rapor verir.İki gün önce yine böyle oldu.Ve ben yine o oturduğunda dayanamayıp,karşısında cüretkar bir şekilde bacak bacak üstüne atıp,eteğimi yavaşça yukarı çektim.Verdiğim frikik biraz abartılıydı galiba,çünkü fark ettiği andan itibaren gözlerini ordan ayıramamaya başladı. Ayakkabılarımı düzeltiyor gibi yaparak eğildim ve neremin ne kadar göründüğüne baktım.İnanamadım çünkü külodumu görebiliyordu! Bu kadarı fazla olur diye hemen ayağa kalktım ve o raporlara devam ederken odada yürümeye başladım.Ama duymuyordum çünkü o anda aklımda kalkarken dikkat ettiğim pantalonu vardı.Önü hafifçe kabarmıştı,bundan emindim.Sikinin boyutunu hayal etmeye başladım,bu beni korkutuyordu.Odamda sikişmek istemiyordum,saygınlığımı kaybetmek de…Ama biraz oyunun zararı olmazdı! Yanına,kanepeye oturdum ve elimi bacaklarımda gezdirmeye başladım.Bana çok seksi göründüğüm hissini verdiği için sürekli jartiyer kullanırım.Elimi yavaşça jartiyerimin hizasına kadar getirdim ve bacağımdaki lastiğiyle oynamaya başladım.Şıklatıp duruyordum ve Onun yutkunmaya başladığını fark ettim.Bir elimi bacağına koyup iyi olup olmadığını sordum. Cevap veremedi,elimin üzerine elini koydu ve “Ne olur yapmayın Yeşim hanım,dayanamıyorum” dedi.Neyi diye sorduğum anda bacağımdaki elimi yakaladı ve işte bunu diyerek elini amıma götürdü!Onun sikini düşlerken hafifçe ıslanmış olan amımı sıkıca tuttu ve tek parmağını külodumun üstünden oynatmaya başladı.İnlememek için kendimi tutuyordum. Elimde olmadan kanepeye yaslanarak bacağımı biraz daha araladım.Şimdi bütün parmaklarını oynatmaya başlamıştı.Birden kalkıp önümde dizlerinin üstüne çöktü ve eteğimi sonuna kadar yukarı kaydırarak herşeyimi ortada bıraktı.Bunun bir oyun olmaktan çıktığını anlamıştım ama karşı koymak için çok geçti.Üstelik sikilmek için yanıp tutuşuyordum.Islanmış beyaz külodumun altından amımı görüyordu ve “Bu ne güzelmiş böyle,hiç tüy yokmuş,yalamak istiyorum” dedi. Konuşamıyordum ama bacaklarımı omuzuna atarak cevabımı verdim.Eliyle külodu sıyırdı ve dilini amımın etrafında dolaştırmaya başladı.Aklıma kilitli olmayan kapı gelmişti ama söyleyecek halim yoktu.Dilini yavaş hareketlerde amımda oynattıktan sonra içine sokmaya başladı.Beni diliyle sikiyordu.Daha fazla dayanamayarak inlemeye başladım.Bu durumun tehlikesini fark etti ve ayağa kalktı.”Şimdi seni her yerinden sikeceğim ama tek inleme duymak istemiyorum” dedi. Sertçe elimden yakalayıp ayağa kaldırdı ve kanepeye yüzümü döndürerek beni domalttı.Sikini ağzıma almak ve emmek istiyordum oysa o buna izin vermiyordu.Tek eliyle kilodumu kenara sıyırdı.Beni önce götümden sikeceğini söyledi ve parmaklarını amımın etrafında dolaştırmaya başladı.Amımın suları inanlımaz akıyordu.Bunları parmaklarıyla dar göt deliğime sürüyor,bir parmağını içine sokup genişliğini ölçüyordu. Sonunda sikini dayayıp iki deliğime de sürtmneye başladı.beni en çok tahrik eden şey buydu ve hafifçe inledim.Cezamı hemen verdi ve kalçalarıma iki eliyle korkunç bir tokat attı.Sonra kocaman olmuş sikini göt deliğime dayadı ve itmeye başladı.Başının girdiğini hissettiğimde ufak bir çığlık attım ve aynı cezayı tekrar verdi.Kalçalarımı öyle sıkıyordu ki deliğimin acısından daha ağır basmıştı. Başından sonra,yavaş yavaş iteleyerek sikinin tamamını göt deliğime sokmayı başardı.Öyle dardı ki,bu ona müthiş bir zevk veriyordu.Dayanamayarak hızla pompalamaya başladı.Ellerimi arkadan uzatarak kalçalarını tutmuştum ve onu daha da bastırmaya çalışıyordum.Göt deliğim hiç bu kadar hızlı sikilmemişti ama canımın yanması kısa sürede geçti.Boşalacağını anlamış olmalıydı ki deliğimden çıktı ve sikinin başını eliyle biraz sıktı. “Daha işimiz bitmedi,sırada amın ve ağzın var”dedi.Beni çevirdi ve elimden tutarak masama götürdü.Güçlüydü, belimden tutarak kaldırıp masaya oturttu. Bacaklarımı açtım ve rahatçı amıma ulaşmasını sağladım.Eliyle tutuyor ve amıma sürtüyordu,siki kazık gibi olmuştu.Ona bakmak bile beni kendimden geçiriyor,amımı daha da sulandırıyordu.Öne doğru bir hamle yapıp dayanamadığımı belli ettim.O da hızla sokuverdi.İleri geri amıma o kadar hızlı girip çıkmaya başladı ki,nefessiz kaldığımı hissettim. Kocaman sikini içime sokup çıkardıkça sanki daha da kalınlaşıyordu.Beni sikmekten yorulmuyor gibiydi.Amımın sikilmekten pespembe olduğunu hissediyordum,müthiş bir zevkle üst üste boşalmaya başladım.İnlemelerimi engellediğim halde kıvranışlarımdan hissediyordu.Belimden kavrayıp sikini dışarı çıkarttı ve ani bir hareketle omuzlarımdan bastırarak bana diz çöktürdü. Amıma pompalamaktan şişmiş sikini dudaklarıma dayayıp onları araladı ve ağzıma soktu. Aldığım siki yalamaya,emmeye vakumlamaya başladım ve O inanılmaz bir hırsla patladı.Hepsini emiyor, tek damlasını bile bırakmıyordum.Sikini elime aldım ve başını emerek bütün spermlerini emdim.Nefes nefese kalmıştık.Bittiğinde ayağa kalktım ve dudaklarından onu öptüm. Kaç kez boşaldığımı sayamamıştım bile. Sonra,hiç konuşmadan giyinip,eski pozisyonumuzu aldık.Rapor dosyasını aldı ve kaldığı yerden devam etti.Bitince,kalktı “Bu kadar,başka bir ricanız?” dedi.”Teşekkür ederim,her şey yolunda görünüyor” dedim.O da,gayet sakin başıyla onaylayıp dışarı çıktı..İki gündür yaşadığım bu mükemmel sevişmeyi ve onun neden telefonla personel müdüründen bir hafta izin istediğini düşünüyorum….Sanırım bir sonraki odama gelişinde bana yeni seks dosyaları hazırlamış olacak

yeni personel

Merhaba millet bu anlatacağım hikaye tamamen gerçek ve yaşanmıştır. Dikkat edin etkisinde kalmayın. Ben ankarada ikamet etmekteyim işyerim kızılayda Ankaralı herkes bilir. İş yerine çay ve temizlik işleri için bir eleman alınacaktı ve bu işle ben ilgileniyordum. Nihayet tanıdık bir kişi vasıtasıyla bir bayan geldi.. Yaşı tahminen 17-18 civarında öyle ahım şahım değil ama kötü değil hatta iyi görünümlü bir bayan. Neyse güvenilir referansından dolayı işe alındı. Bayanımız gayet güzel hizmet ediyor yaklaşık 6 ay falan oldu tabi samimiyetlerde yavaş yavaş arttı işin ilginç tarafı bayanla aynı semtte oturuyoruz. Bu yüzdende akşamları beraber çıkıyor. Beraber gidiyoruz. Yine bir gün elimdeki işleri bitirmek için biraz geç kalmıştım. Kendisine çıkabileceğimi söyledim fakat beraber gitmeyi teklif etti. Hava karardığı için otobüs beklerken çok korkuyormuş. Tabi kabul ettim. Hem elimdeki işimi yapıyor. Hem de laflıyorduk. Birden bana çıktığım birisi olup olmadığını sordu. Şu anda yok dedim. Neden sorduğunu söylediğimde sadece merak ettiğini söyledi. Lafladı açtı derken konu fıkralara geldi işte o bir fıkra anlatıyor. Ben bitane derken fıkraların içeriğide yavaş yavaş değişmeye başladı. Bu ana kadar aklımda hiç kötü bir şey yokken birden sana bir fıkra anlatırım ama çok ayıp dedim. Oda fark etmez anlat dedi. Ben fıkramı anlattım ama müstehcen yerlerini işte şeyi pipisi gibi laflarla geçiştirdim. Bir bana ben bu güne kadar hiç bir erkeğin cinsel organını görmedim dedi. İş anlaşılmıştı. Ben ona ben de resimlerin haricinde hiç kadın amı görmediğimi söyledim. Bir an göz göze geldik ve telepatik olarak anlaştık. Hadi istersen birbirimize gösterelim dedim. Kabul etti. Ve ben sikimi çıkardım tabi bu arada iyice kalmıştı. Birden onu görünce aman allahım bu oraya sığmaz dedi. Ben de orası deme am de dedim. Evet tekrar o ama sığmaz dedi. Bende sığar hiç merak etme. Dedim. Sıra ona gelmişti. Şimdi sıra sende hadi bakalım dedim. Oda külotlu çorabını çıkardı ve arkamı dönmemi istedi. Tamam dedim ve hazır olunca dön dedi. Bacak arasından sadece kıvrımı gözüküyordu. Ama muhteşemdi. Gerçekten ilk defa bir ama bukadar yakındım. Ve ne yapacağımı bilmiyordum.Bir an göz göze geldik kesik kesik nefes aldığını hissettim evet tahrik olmuştu. Bu arada benim yarak kalkık hava da duruyordu. Ona doğru yaklaştım sikimin ucu onun amının üstüne değmişti. Boyu benden kısa olduğu için biraz eğildim ve iki bacak arasının birleşme yerine dayadım. Dur bakireyim yapamam dedi. Ben zaten yapnıyacağımı sadece sevişeceğimiz söyledim ve onu ikna ettim. Artık acemi sikişmemiz başlayacaktı. Dudaklarından başladığım öpme işlemi yavaş yavaş göğüslerine ve oradan da muhteşem şeftalisine yani amına gelmişti. Porno filmlerden gördüğüm kadarıyla yaladım dilimi soktum. Öptüm benim alet kazma gibi duruyor. Ve suları akıyordu. Onun amıda sulanmış ve ağzımı ıslatıyordu. Ben yaladıkça amının dudakları şişiyordu derken kasılmaya başladığını anladım. Çünkü sesini kontrol edemiyordu. Ve bir anda yığılıp kalmıştı. Ama ben hala dimdiktim. Ve boşalamamıştım Vakit bayağı geç olmuştu. Eve telefon edip gecikeceğini söylemesini istedim. Telefon etti ve izni koparmıştı. Telefondan sonra yanıma geldi ve sikimi eline alıp tekrar bu sik benim amıma sığmaz dedi. Ben sığacağını söyledim. İstersen bunu ispat edeceğimi söyledim. Aldığı zevk den dolayı denemek istediğini söyledi ama bekaretim ne olacak dedi. Ben zaten bir gün kaybedeceksin bari zevk alarak yap bu işi dedim. İkna etmek kolay olmadı. Ben yine dudaklar gögüz bacaklar ve bacak arası ve am yalama işimi yaptım. Amının dudakları gittikçe şişiyor ve ıslaklık artıyordu ama sikip sikmemek konusunda kararsızdım. Hemen domalttım ve sikimi amının iki dudağı arasına yerleştirip gidip gelmeye başladım. Gerçekten çok şişmiş dudakların arasında güzel oluyor. Zevk aldığı çıkardığı seslerden anlaşılıyordu. Şu anda soksam hiç zorlamadan girerdi. Hemen götünü deliğini zorlamaya başladım. Önce karşı çıktı. Sonra bu sik göte sığarsa ama da sığar dedim. Hem böylece bekaretin bozulmaz dedim. Götünün deliğini yumuşatıp zorlamaya başladım. Nihayet kafasını göt deliğine soktum ve göt kasları yavaş yavaş gevşemeye başlamıştı. Ben de dayanacak hal kalmadı ve götüne boşaldım. Koltuğa halsiz bir şekilde oturup kaldım. O domalmış götünün deliğinden sızan döllerimi sildim. Çok hoşuna gittiğini söyledi. Asıl amını siktiğim zaman hoşuna gideceğini söyledim. Nerden söyledim. Hemen sikimi ağzına alıp emmeye başladı acemi olduğu her halinden belliydi. Benim sik tekrar göte sokmaya başladığım kıvama gelmişti. Vaktimiz yoktu direk amını yalamaya başladım. Yaladım yaladım yaladım. Ve am da kıvama gelişmişti. Hazır mısın dedim evet sözünü duyunca yavaşça dudakların arasından rahme giden yola sikimi sokmaya başladım. Biraz acıdığını söyledi biraz dayanmasını söyledim. Ve büyük bir sabırla sonuna kadar yavaş yavaş girdim. Çok az bir kanımsı sıvı geldi. Artık acımadığını ve zevk aldığını söyledi Gidip geldikçe zevk çığlıklarının tonuda değişiyordu. Artık sona yaklaşıyordum. Ve birden amından çıkıp göbeğine boşaldım. Çok hoşuna gittiğini söyledi. Bekaretinin böyle bir zamanda bozulmasına hiç pişman olmadığını söyledi. Meğer bana ilk gördüğü anda aşık olmuş ve işte bekaretimin gerçek sahibi bu demiş. Vay be. Diğer günler regl olmadığı dönemlerde her gün büroda kimse yoksa yalnızsak her fırsat da onu hem amından hem götünden siktim. Hatta bazen sikimi pantolonumun fermuarından çıkartıp hemen domaltıp siktiğim bile oldu. Birbirimizin seks makinesi olmuştuk. Inanırmısınız bazen günde 8 defa. Evet bu hikaye tamamen gerçektir. Şu an bile eski günlere gidip o anları yaşadım. Hatta bu yaşananları aynen tekrar yaşamak istiyorum.

Seksi Şule

Çalıştığım işyerinde Şule adında bir bayan var bayan diyorum çünkü kısa süreli evlenmiş şen ve alımlı bir dul 23 yaşında 168 boyunda manken yapılı sarışın bir dilber giyimi kuşamı her şeyi beni deli ediyor. Hele minik eteğinin altından verdiği firikiği her erkeği baştan çıkarır cinsten aynı yerde olduğumuzdan dolayı bütün dertlerini beraber paylaşırız. Bir gün morali çok bozuk bir durumda işe geldi. Dul olduğundan rahatsız edildiğini falan söyledi bende yardımcı olabileceği akşam iş çıkışı bir yerde oturup konuşabileceğimizi söyledim o da olur dedi. O gün akşam olmak bilmedi. İş yerinden beraber çıktık önce deniz kenarında bir lokantada balık yedik kırmızı şarap içtik. Saatler ilerlemişti bir diskoya gitmeye karar verdik orada müzik eşliğinde dans edip içki içiyorduk Şule içkinin tesiri ile iyice azmıştı. Geç vakte kadar dans ettik. Daha sonra ben onu evine bıkacaktım. Kapıya vardığımızda ayakta duracak hali yoktu. Beni evine kahve içmeye davet etti bende memnuniyetle kabul ettim. Evine çıktığımızda rahat bir şeyler giymek için izin istedi odasına gitti. Odasının kapısını da aralıklı bıraktı. Tabi bende onu seyretmek için kapıya kadar gittim. Elbisesini çıkartmıştı. Muhteşem bir vücudu vardı. Aklımı başımdan aldı sonra sutyenini çıkartmaya çalıştı fakat kopçasını bulamadı. Bana seslendi bende yatak odasına girdim yardım isteğini söyledi benden kopçasını çıkardıktan sonra sutyenini yere bıraktık artık o bomba gibi göğüsleri özgürdü arkasından göğüslerini avuçlayarak onu tahrik ettim ve oda kendini bana teslim etti. Güzelce yatağına yatırım her tarafını öpüp ısırdıktan sonra artık yalvarıyordu ne olur sik benim amcuğumu köküne kadar sok diye yalvarıyordu bende dayanamayıp yeni tıraş edilmiş kadife gibi amcığına yarağımı köküne kadar soktum. Altımda inliyordu hırsından daha fazla pompala diye çığlık atıyordu. İkimizde sarsıla sarsıla patladık. Bütün menilerim amıcğının içine akmıştı. Birer sigara içtikten sonra kendimize geldik sabaha kadar defalarca sikiştik. İş yerinde artık fırsat buldukça sevişiyor hatta yalnız kaldığımız ortamda ayakta onu sikiyorum.

tombul lollita

“Çalıştığım gazetenin editörü ile başım dertte. Bağlı olduğum servise tayin olduğundan beri bana kancayı taktı. O geldikten sonra gazeteye pek az haber ve fotoğrafım girmeye başladı. Çok ince eleyip dokuyan birisi, armudun sapı, üzümün çöpü diyerek çalışmalarıma mana bulup çöp sepetine atıyor. Ayrıca kadın oluşu, karşısında serbestçe konuşmamı engelliyor. Daha doğrusu, kocası gazetenin sahibi… Hoş beni hiç konuşturmuyor ya. O da ayrı bir mesele…Bu yüzden akşamları arkadaşlarla keyif için aldığım bir iki bardak içkiyi çoğalttım… Gece postasında çalıştığım bir günün    sabahı, herkes işini götürüp editörün masasına teslim ederken, ben özellikle en sona kalmak için oyalanıyor, odadan odaya dolaşıp güya bir .    şeyler arıyormuş gibi davranıyordum. Nihayet en sona kalmayı başardım. Diğer arkadaşlar görevlerini tamamlamış, tatlı uykularını çekmek üzere evlerinin yolunu tutmuşlardı.    Kapıyı kapadığımı duyan editörüm, başını incelemekte olduğu yazıdan kaldırıp elini uzattı. “Ver bakalım” diyerek benden işimi istedi. İçimden “Al şunu”    diyerek yarağımı göstermek istedim ama bir çuval inciri berbat edebilirdim. .    Masaya serdiğim fotoğraf ve yazıları bir süre inceledi, sonra da    “Ne bunlar böyle?” diye soğuk bir biçimde sordu. Aslında ne olduğunu çok iyi anlamıştı. Ahlak masası ekipleriyle yaptığımız bir baskında bir sürü dönmeyi uygunsuz vaziyette yakalamıştık. Ben de fotoğraflarını çekmiştim. Göğüsleri meydanda, elleri ile yüzünü kapamaya çalışan dönmenin fotoğrafını bir kenara atarken, “Bunlar genel ahlaka aykırı, basamayız” diyerek dudaklarını büktü. İçimden, “Giydiğin kısacık ince şortun acaba genel ahlaka uygun mu?” diye geçirip diğer fotoğrafları göstermeye çalıştım. Bakmak istemedi bile, “Bunların hepsi çok açık, basamayız dedim ya” diyerek kestirip attı. Eh!    Öyleyse ben sana basayım da gör bakalım editör hanım… Tam zamanıydı, kocaman elimi uzatıp kabarıklığını avuçladım. Elimle kıskıvrak yakalamıştım. Gözlerini fal taşı gibi açıp, “Delirdin mi, ne yapıyorsun?” diye bir şeyler söylemeye çalıştı. Daha fazla konuşmaması için de ensesinden yakalayıp    dudaklarımı ağzına kapattım. Amını elimle yoğururken, dudaklarını öylesine ateşli bir şekilde öpüyordum ki, en soğuk kadın bile kayıtsız kalamazdı. Beni omuzlarımdan itip, “Çılgınsın” diye bağırdı. Bu sefer iki elimle boynuna sarılıp tekrar tıkadım ağzını. Yavaş yavaş gevşeyip kolları ile belime    sarıldı. Böylece kaleyi içerden fethetmiştim. Editörüm, “Biri gelebilir” diyerek beni uyardı. Doğrusu, her an biri içeri dalabilirdi, hemen fırlayıp kapıya “Toplantı var, girilmez” yazan tabelayı takıp ardından da kilitledim. Bu .    arada editörüm iki elini masaya dayamış, kalçalarını bana doğru çevirmişti.    Ben yanına yaklaşırken, o dahili hattan sekreteri Demeti aramış, “Demet hanım, çok meşgulüm. Lütfen telefon bağlamayın” demişti. Yanına iyice yaklaşıp şortunu ve külotunu ayak bileklerine indirdim. Her zaman iştahla baktığım kalçaları bir karış önümdeydiler. Editörümüzün yüzü gibi amı ve götü    de bakımlıydı. Amında bir tek kıl bile yoktu, götü ise pırıl pırıl parlıyor, adeta gel beni yala diye haykırıyordu. Amının iyice ortaya çıkması için biraz eğilmesini istedim. Dediğimi yapınca kaymak gibi amı artık burnumun dibindeydi. Kasıklarından tutup kendime doğru çektim    bu muhteşem üçgeni, yiyor muydum, yoksa yalıyor muydum, ben de şaşırmıştım ne yaptığımı. Ama ortada bir gerçek vardı ki, bu    yaptığım editörümün çok hoşuna gitmiş, iyice masaya yayılmış, zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Nihayet editörümün hoşuna giden bir şey yapabilmiştim sonunda…    Bir süre onu yalayıp zevk girdaplarında uçurduktan sonra, yavaşça ayağa kalkıp fermuarını indirdim. Pantolonum ayaklarımın dibine inince, editörüm sikimi merak    etmiş olmalı ki, dönüp baktı, iriliği gözlerini kamaştırmıştı. “Oh!… Onu bana sok, lütfen çabuk…” diye inlemeye başladı. Eh, yazı işlerinin    günlük haber toplantısına fazla bir zaman kalmamıştı… “Yağma yok editör hanım, şimdi biraz da sen yalvar bakalım” dedim içimden… Yarağımı    gövdesinden kavrayarak amının dudaklarına sürtmeye başladım. Editörüm zevkten perişan olmuştu. Sikimi amının etrafında dolaştırdıkça bacaklarını iyice aralayıp içine girmemi bekliyor,    sokmadığımı görünce de kalçalarını titretip, “Hadi sok şunu, ne olursun, hadi” diye inleyip yalvarıyordu. Eh, kök söktürme sırası şimdi bana    gelmişti, yarağımı geri çekerek tempoyu düşürdüm. “Ne olursun beni sik, sonra her istediğini yapacağım… Hadi sok onu bana ne olursun…” .    Ben keyiften gülümsüyordum, “Hah, şöyle imana gel bakalım” dedim içimden kendi kendime, ama yine de yarağımı sokmamakta inat ettim. Sabrı tükenen editörümüz, birden hızla arkaya dönüp beni omuzlarımdan itip sandalyenin üzerine oturttu ve hiç vakit kaybetmeden ata biner gibi kucağıma oturdu. Tabi bu arada eliyle yarağımı kavrayıp içine almayı da ihmal etmedi. İki eliyle de boynuma sarılıp kucağımda sikimin üzerine inip kalkmaya başladı. Her durumda editör olduğunu belli etmese olmaz sanki. İşte yine insiyatif ona geçmişti. Üzerime hızla inip kalkıyor, dilediğince siktiriyordu kendini. Bir ara titrediğimi görünce boşalacağımı anladı, hemen eliyle yarağımı kökünden kuvvetlice sıkıp, “Sakın içime fışkırayım deme, çünkü .    ben daha doymadım” dedi. Doğru söylüyordu, onca sikilmesine rağmen henüz gelmemişti. Bu arada ben de boş durmuyordum. Bluzunun iki düğmesini    çözüp meydana çıkan bembeyaz memelerine yumulup öpmeye, yalamaya başladım. Bazen de ince belinden tutup üzerine oturup kalkmasına yardım ediyordum. Birden gözleri baygınlaşarak kucağıma yığıldı, bayıldı sandım, meğerse orgazm oluyormuş. Az .    sonra yüzüme gülerek, “Ben doydum” dedi. Öyleyse sıra bana gelmişti.    Onu kucağımdan ittim, arkasına geçip kalçalarını kavradım, elleri ile sandalyeye tutunup kıçını iyice geriye doğru çıkardı. Yarağıma amına yerleştirip hepsini içine kökledim. Biraz önce “Doydum” diyen editörüm, tekrar zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Artık benim de boşalma zamanım gelmişti, kasıklarından iyice    kendime doğru çekip spermlerimi içine yollamaya başladım. Spermlerimin sıcaklığını içinde hisseden editörüm bir kez daha boşalmıştı. Tam o sırada dahili    telefon çaldı. Sekreter Demet, yazı işleri toplantısının başlayacağını haber veriyordu. Editörüm aceleyle üzerini düzeltip makyajını tazelerken odadan çıktım. Sekreter Demetin    önünden geçerken, Demet, “Hayrola, ne toplantısıydı bu?” dedi anlamlı anlamlı .    gülümseyerek. “Ne oldu ki?” diye sordum elimde olmadan. O yine    gülümseyerek, “Hiç canım, sabahın bu saatinde pek özel görüşme yapmazdınız da… Merak ettim. Neredeyse toplantıya yetişemiyordu” dedi. Onun bir şeylerden şüphelendiğini anlamıştım ama aldırmadım, servisteki masama geçip zaman öldürmeye başladım…Daha toplantı bitmemişti, bir ara çaycı Hüseyin yanıma geldi, “Müjdemi isterim” dedi. “İçeride sizin editör seni bir övüyor ki, hayret edersin ağabey. Şeytanın bacağını kırdın galiba” dedi. Ben sadece gülümsemekle yetindim.    Bu çaycı milleti, Tanrı vergisi midir nedir, her şeyden anında haberdar oluyorlardı. “Bu çay benden ağabey, hayırlı olsun” dedi giderken. O sırada Demetin oturduğu tarafa baktım, bizi dinlediğini anladım. Gülümseyerek bana bakıyordu. Sadece, “Şeytanın bacağı ha…” dedi. Cevap vermedim. Öğleye    doğru iki haberimin de gazeteye girdiğini öğrendim. Editörüm benden memnun kalmıştı anlaşılan. Bir iki telefondan sonra, editörümün kocasının *****artesi günü yurt dışına gideceğini öğrenmiştim. Öğleden sonra, bir ara kapısının önünden geçerken başımı içeri uzatıp, “*****artesi günü geliyorum” dedim. editörüm, parlak .    gözlerle bakmış, hafifçe gülümsemişti… Demet, önünden geçerken dayanamamış, “Hafta sonu mesaisi mi?” diye sormuştu. Onunla ağız dalaşına girmeye hiç niyetim    yoktu, gülümseyip yerime geçtim, ama Demeti de seyretmekten kendimi alalamadım. *****artesi akşamı, editörümün evindeydim. Daha doğrusu, gazetemizin sahibinin evinde… Şehrin    lüks semtlerinden birinde, harika bir evin sahibiydi. Kırmızı tuğlalarla örülü .    bahçe duvarı boyunca uzanan sık süs bitkileri ve ağaçlar evi    yabancı gözlerden gizliyordu. Dört katlı binanın ön ve arka cephesi tümüyle sarmaşıklarla kaplanmış, karanlığın içinde gölgeleniyordu. Ağır ahşap kapının üzerindeki bronz tutamaklar da belli ki yıllar öncesine aitti. Zili çaldım ve inanılmaz çekicilikte, siyahlar içinde, mini etekli bir hizmetçi karşıladı beni ve içeriye aldı. Genç kadının bacakları sütün gibi dümdüz ve iriceydi, eteği nefis kalçalarını örtmek şöyle dursun, daha da    çıplak gösteriyordu. İçimden, “İşte sabaha kadar emip yalamaktan bıkmayacağım bir çit bacak” diye geçirdim. Hizmetçi kadın önümde kıçını sağa sola sallaya kıvıra yürüyor, beni üst kata çıkarıyordu. Öyle ince beli, öyle iri ve güzel götü vardı ki, dayanamadım ve elimi    atıp avuçladım. Bir avuç dolusu kıç eti av*****a sıkıştı, elimi iyice kapattım, canını yaktım. Bana mısın demedi, daha da kırıtmaya, götünü kıvırmaya başladı. Arkasından kalçalarını tutup kıçına doğru önümü yasladım, o da kendini arkaya verdi. Heyecanlanmıştım, o da heyecanlandığını belli    etmemeye çalışarak, “sabırlı olursan bir şeyler yapabilirim belki” diye fısıldadı… Geniş koridorda bir kapının önünde durduk. “Hanımefendi içeride banyoda. Sizi bekliyor” dedi. Gerçekten de banyoya girmiştim ve editörüm çırılçıplak yıkanıyordu. Beni hissedince arkaya dönmüş, “Gelsene” demişti. Hemen soyunup yanına gittim.    Onu çırılçıplak görmek beni hemen tahrik etmiş, hizmetçinin biraz önce .    kaldırdığı yarağımı daha da dikleştirmişti. “Bakıyorum hazırsın” dedi editörüm gülerek.    Ona hemen domalmasını, arkadan yapacağımı söylediğimde, “Mümkün değil, orayı vermiyorum. Bunca yıllık kocama bile…” dedi. Onu hemen zorlayıp elimden kaçırmak    istemiyordum. Kaderime razı olmuştum. Sıcak duşun okşayıcı çarpışları altında önüme oturmuş, sikimi emmeye başlamıştı. Emdiği yarağımı yüzüne yapıştırıp, aşağı yukarı    sürterek yanaklarına boşalttığı zamansa zevkten ölüp ölüp diriliyordum. Muhallebi kıvamındaki meniler, duştan akan suyla karışıp, sevgili editörümün boynuna, oradan da memelerine ve daha aşağılara karnına, kasıklarına ve nihayet kadınlığına ulaşıp, yapışkanımsı bir uzantı ile banyonun mermer döşemesine süzülüyordu. Az sonra, içimde kalan son kırıntıları, damlacıkları yutmak için sikime ağzını dayadı ve güçlü emişlerle sikimi içine çekmeye başladı. Sikim, dudaklarının basıncı,    ağız boşluğunun nemli, kaygan ve sıcak vakumu ile anında kabarıp büyüdü, ağzının içini dolduruverdi. Bir süre ağzına sokup çıkardıktan sonra, ilk defa deneyeceğim bir şeyi istedi benden, “Yüzüme işer misin?” dedi. Çok şaşırmıştım ama onu kırmaya da niyetim yoktu… Ikınarak .    getirdim benimkini, büyük ve güçlü bir şırıltıyla yüzüne patladı altın duş. Benim sıvılarım ip gibi uzayıp yüzüne çarpıp, sıcak damlacıkları etrafa, boynuna memelerine, saçlarına saçılırken, sağ eliyle dibinden kavrayıp iyice açtığı ağzına hizaladı ve akan sidikleri doldurmaya başladı. Şırıltı ile dolan ağzındaki sıvıları acele ile boşaltıyor, sonra sikimin ucunu ağzına bir-iki santim kadar sokup yeniden dolduruyordu. Bu arada boğazındaki refleksten    bir miktarını da yuttuğu belli oluyordu. Sanki çeşmeden kana kana su içen birisi görüntüsü ile son damlaya kadar yaptı bunları…    Artık sıvının gelmediğini görünce, sikimi çekiştirip muhallebimi getirmek için çırpınmaya başladı. Sıcak suyun ve ilk defa yaşadığım bu olayın şoku ile derhal ağzına patladım, iki elimle saçlarını dibinden kavrayıp, yüzünü sikime yapıştırdığım için çırpına çırpına, kıvrana kıvrana her damlasını yutmak zorunda kaldı. İrileşmiş gözleri ve yüzündeki gergin ifade, dudaklarından dökülen itiraz inlemeleri, bu zorla yutma işinden hiç memnun kalmadığını gösteriyordu… “

zorla arkamdan sikti

ben 22 yaşında 1,75 70 kilo ela gözlu siyah saclı ve sksi romantik biriyim neyse konuya gireyim**bir gun özel şirkete patron hepimizi toplantıya cağırdı ve biz 22 gurp personeldik iclerinde en güzeli ale ve buseydi bize bugun kim şirkete nöbetci kalcağını söylemişti baktımki alev ben dedim patronum sanki bana bir duygu ve bir his glmişti ve bu fırsatı kacırma demşti ve bende kalabilrimiyim biz maksulu yoksa patron ok dedi ve herkes gitikten sora ben ve alev yanlız kalmıştık alev ise 20 yaşlarında 90 60 90 vuducu göğüsleri veetli doyumlu kalcarı ise dolgundu umut dedi ben bir cay koyayım dedi o gitikten sonra bende arkansında gitim ve ocayı koyduktan sonra beni görmemeişti bilgisayrına doğru gitmişti bende onun yanına giderek ne aybıyorsun dedim oda ben modaya bakacağım bende izleyebilirmiyim dedi ok oturdum onun yanında ve herşeyi görunuyordu sadece gecelik gibi bir elbise giymişti ve bende hafifce ellimi bacaklarının uzerine koydum baktım ses caıkarmıyor okşmamaya calıştığımda o da gülümsüyordu hadi artık ne diyorsun demişti hemen onu biligisyara masanın uzerine cıkartarak dudağına yabıştım ve ateşli bir şekilde öptum oda karşılık veriyordu elim ise bacakların arasında amını okşuyordum ve onu soymaya başladım o dabeni soyamaya başladı masanın uzerine oturturarak 2 bacaklarını ayırtım ve amını dilimle yalamaya başladım inlemeye başlamıştı artık dayanma gu***** kalamamıştı ve onu duvara yaslatarak arkasını gecip 2 bacağını ayırtarak sikimi araksında amına yerleştirdim ama amı dar olduğu icin zor giriyordum ve bir hamlede icine giridm öyle bir bağırdıki ellinde değildi ve yavaşca geidip gelmeye başladım tamm 30 dakika amını bobalıyordum ve boşaldım o da ohhh cekerek hoşalnıyordu ve boşaldıktan sonra sikim 5 dk icinde kalmıştı memelerini ve okşuyordum ve duağına yabışıyordum ve o beni uzatarak usutume cuktı ellini sikkimde tutup amına yerleşti ve uzerimde gidip geliyordu bende boş durmayıp kalcasında tutrak götunu yalıyordum ve ö gece tama hatırlamıyorum 10 kez boşalamıştım ve sbaha karşı bir duşta onu kuvyte sikerek duştana cıktık uzeirmizi giyindik yerimize gectik ve fırsat bulunca o evime geliyo ben ona giderek sikiyorum sks dolu sımsıcak duyguyu ve sevişmeyi isteyen bayanlara sesleniyorum sizi memnun edeceğimden eminim

nefesi boynumdaydı

Okan beyin bürosunda işe başlamıştım. Patronum 45-50 yaşlarında oldukça yakışıklı ve seksi bir erkekti. Bense 20 yaşında sarışın balık etinde oldukça güzel sayılabilecek bir kızım. O hafta büroda her şey sakin geçti. Olağan dışı hiç bir şey olmamıştı, ve ben büroya oldukça alışmıştım. Yine monoton bir iş günü can sıkıntısından büroda Okan beyin kütüphanesini karıştırırken, üzerinde “Adli Tıp” yazan bir kitap gördüm, merakla kitabı karıştırmaya başladım. Cinsel suçlar adlı kısım ilgimi çekmişti. Heyecanla sayfaları çevirdim. Çeşit çeşit kızlık zarları ve bunların nasıl bozuldukları anlatılıyordu. Kitaba o kadar dalmışım ki, Okan beyin büroya ve yanıma kadar geldiğini fark edememişim. Birden yanımda birisinin ayakta durduğunu fark edince başımı heyecanla yana çevirdiğimde göz göze geldik. Bana gülümseyerek Seni yaramaz, çok mu merak ettin bu kitabı” diyerek benimle beraber kitaba göz gezdirmeğe başladı. Neredeyse nefesini yanağımda hissediyordum, ani yakalanmış olmanın da heyecanıyla epeyce heyecanlanmıştım. Parmağını açık duran sayfanın üzerinde gezdirerek “Senin ki nasıl, delikli mi, elekli mi, vs” diye sormaz mı. Utanç ve heyecandan kıpkırmızı kesilmiştim ama dilim de tutulmuştu sanki. O ise muzır bir şekilde bana bakıyordu ve pantolonunun önü de kabarmıştı. “Evet sana soruyorum, seninki nasıl, hangisine benziyor” diye tekrar sordu. Çekine çekine “bilmem ki” diye cevap verdim. Önündeki kabarıklık hafifçe oynadı. Gözümü oradan ayıramıyordum. O da bunu anlamış ve kitaba bakmak bahanesi ile iyice yakınlaşmıştı. Elim masanın kenarında duruyordu ve ister istemez pantolonunun önündeki kabarıklık elime değdi. Ben de heyecanlanmış ve biraz da meraktan elimi çekmemiştim. Yüzümü ona çevirdiğim de gözerimiz karşılaştı. Bana gülümsüyordu ve arzulu olduğu gözlerinden okunuyordu. Elimi yavaşça pantolonunun üzerinde gezdirdim. Dimdikti. Hafifçe okşamaya başladım. Aleti elimin altında oynuyordu. Ben ise gayri ihtiyari bacaklarımı ikiye ayırınca zaten sıyrılmış eteğimden siyah külotum görünmeye başlamıştı. Bir elini kitapta gezdirirken diğer elini bacaklarımın arasına soktu ve külotumun üzerinde gezdirmeğe başladı. Amım oldukça kabarmış ve ıslanmıştı. Parmakları yavaşça külotumun arasından içeri süzüldü ve ayva tüylerinin arasından klitorisimi okşamaya başladı. Çıldıracak gibiydim. Bende onun pantolonunun fermuarını indirim elimi içeri soktum ve külotunun içinden sikini okşamaya başladım. Usulca kulağıma fısıldayarak: Onun içinde olmasını ister misin?” diye sordu. Gözlerime bakıyordu… Ben de gözerimi kapayarak, olumlu karşıladığımı belirttim. Bunun üzerine hızla yanımda ayrılarak odanın kapısını kilitleyip yanıma geldi ve hırsla dudaklarıma yapıştı… Öylece ne kadar öpüştük bilemiyorum. Ama ikimiz de arzudan çıldıracak gibiydik ve bal kutup nar gibi olmuştu… Beni yavaşça kucaklayarak masanın üzerine oturttu, dudaklarımız hala ayrılmamıştı. Ben de durum dan istifade çekine çekine sikini pantolonundan dışarı çıkarmış, okşuyordum… Pozisyonu hiç boz madan ve dudaklarını dudaklarımdan ayırmadan bacaklarımı hafifçe ikiye ayırdı ve külotumun arasından sikini klitorisime sürtmeğe başladı… Çıldıracak gibiydim ve zaten nar gibi olmuş bal kutumdan ayva tüylerinin üzerine ıslaklık yayılmağa başlamıştım. Bu arada dudaklarımın arasından dilime ağzına alıp emmeğe başlamıştı. Kendim den geçmiştim. Aletinin başını hafifçe bal kutumun dış dudakları arasından içeri kaydırdı. Aletin başı kızlık zarima dayanmıştı. Dilimi hırsla emerken sikini hafifçe bastırdı, kızlık zarım yay gibi gerilmişti ve bal kutumdan akan sıvılar kızlık zarımı iyice kayganlaştırmış ve adeta sikinin içine girmesini kolaylaştırmıştı. Sanki bir kor parçası gibi olan aletinin yavaşça içime süzüldüğünü hissettim. Gözlerimden sanki şimşekler çakmıştı ama duyduğum zevk tanımlanamaz derecede idi… Yavaşça bal kutumun içinde gidip gelmeğe başladı. Bal kutumun en derin yerlerini keşfediyordu sanki. Bir kor parçası gibi aletinin tamamını içime almıştım, artık en derin yerlerimdeydi. Ben de onun dudaklarının arasından dilini bularak ağzıma aldım ve emmeğe başladım. Artık bir yandan dillerimizle emişiyor ve bir yandanda adeta ritmik bir şekilde ben masanın üzerinde oturmuş o ise ayakta dans ediyorduk. Kalçalarımı bir ileri bir geri hareket ettirdikçe o da beni ritmik bir şekilde karşılıyor ve içime girip çıkıyordu. İçimde çok garip bir duygu vardı. Evvelce böyle bir hazzı hiç tatmamıştım… Sanki ulu bir dağın tepesine doğru tırmanıyordum… birden sanki dağın tepesine, zirveye yaklaştığımı hissettim, hareketlerimiz son derece hızlanmıştı… Birden içime bir yanardağdan fışkıran lavların yayıldığını hissettim. Bal kutum kavrulmuştu sanki… Ve birden zirveye ulaştığımı hissettim… Sarsıla sarsıla boşalıyordum… İçime akan lavlardan bal kutum bir yanardağ kraterine dönmüştü O da içimde bir sağa bir sola sallanarak sarsıla sarsıla boşalmıştı… Birden telefonun zili ile kendimize geldik. Pozisyonumuzu hiç bozmadan uzanıp telefonun ahizesini aldım ve Buyrun, Okan beyin bürosu! diyerek cevapladım. Telefondaki ses Okan bey orada mı? diye sordu. Biraz boğuk bir ses tonu ile Evet, Okan beyi size bağlıyorum diye cevapladım telefondakı sesi… Yavaşça yanımdan ayrılarak pantolonunun fermuarını çekerek odasına yöneldi ve Buyrun, ben Okan” diyen sesini işittim ve telefonu usulca kapattım. Bulutların üzerinde uçuyordum

sekreterle mesai

Eski çalıstığım işyerinde müdürün sekreteri cok hosuma gidiyordu. Kendisi zaten sürekli olarak işyerindeki bayanlardan daha açık giyinir ve erkeklere daha sıcak davranırdı. Ben de ona yakın olmak için çırpınırdım. Bir gün sekreterlerin yazışmaları bilgisayarla yürütmeleri için yeni bir bilgisayar verildi. Ben bilgisayar kullanmayı bilmeyen sekreterimize yardımcı olmak için görevlendirilmiştim. Bu benim için bulunmaz bir nimetti. Bundan sonra ona yardımcı olmak bahanesi ile sık sık yanına giderek ona daha fazla yakın olmaya basladım.Bir akşam üzeri mesai sonlarına doğru ona, ertesi güne yetiştirilmek üzere bir yazı verilmişti. Bunu tek basına yetiştirmesi imkansızdı. O nedenle beni çagırarak bu akşam mesaiden sonra kendisine yardım edip edemeyecegimi sordu. Ben de memnuniyetle diyerek kabul ettim. Onunla yalnız kalmak fikri beni müthiş heyecanlandırmıştı. Aksam herkes cıktıktan sonra odasına gittim. Beni sıcak bir gülümseme ile karsıladı. Hemen yazıyı yazmaya koyuldu. Ben de ona kolaylık olsun diye okuyordum. Metin bitince çesitli düzeltmeleri yapmaya çalısıyordu Bir ara makine kilitlendi. Ben ne oldu acaba diyerek onun sandalyesinin yanına çömeldim. Aman tanrım ne güzel bacaklar diye düsünüyorken dirsegim bacaklarına sürtündü. O hiç rahatsız olmadı bende kolumu onun bacaklarına yapıstırdım. Yüzüne baktıgımda beni tahrik edercesine gülümsedi. Ben bundan cesaret alarak biraz daha sokuldum. Kablo çıkmıştı. Onu hemen taktım. Bu arada elim ellerim dizlerinin üzerinde gezmeye başlamıstı. Olayı kabullenmişti ama ortamı uygun bulmuyordu. Bana yapma burada olmaz diye belli belirsiz bir tepki gösterdi ama bende duracak hal yoktu. Dudaklarım bacaklarını öperken yukarı kaydım. Dudaklarını dudaklarımla kapatırken ellerim bluzun altında gögüslerinin altına dalmıştı bile. Oda bos durmuyordu. Elleriyle saçlarımı okşamaya baslamıstı. Onu ayağa kaldırdım ve masanın üzerine oturttum. Ben de ayaktaydım ben onun bluzunun dügmelerini açarkan o da bos durmuyor benim gömleğimin dügmelerini cözüyordu. İki dakika sonra çırılcıplak kalmıştık. Ben sandalyeye oturdum. Ellerimle Ayla’nın kalça ve gögüslerini oksarken kafamı bacak arasına sokmuştum bile! Yeni temizlediği amı bir kaymak gibiydi. Dilim amıın kıvrımlarında gezerken o masanın üzerine yatmış inliyordu. Ellerim göğüsleri üzerinde geziyor o da benim kafamı amına dogru bastırıyordu. Bir ara hadi hadi demeye basladı ben kafamı çıkardım amı acayip kıvama gelmisti zaten. Dimdik olan sikimi yavaş yavaş sokmaya basladım. Sekreter artık zevkten cıldımak üzereydi ben de ondan aşağı değildim.İçine gidip gelmeye basladığımda artık ikimiz de bitmek üzereydik. Nitekim dakikalar sonra sarsılarak boşaldık. Birbirimizin üzerine yığıldıgımızda sekreter hala titiriyordu. Ayla doymamıştı! Ben toparlanmaya başladığımda ise beni eliye iterek sandalyeye oturttu kendisi de masadan inerek çömeldi ve yeni pörsüyen sikimi agzına aldı yavaş yavaş emmeye başladı. Ben zevkten uçuyordum. Sikim yavaş yavaş kendine gelmeye başladığında sekreterin götünü kafama takmıstım. Onu kaldırdım ve dizlerimin üstüne oturttum. Bu arada masanın yanında açık duran çantasındaki kremden bir parmak aldım ve biz dudaklarımızdan birbirimizi emerken sağ elimin orta parmağı onun göt deliğine ulamış durumdaydı. Kremle deliğini yumusatmaya başlamıstım. Elim göt deliğine değice irkildi. Ben bırak bana diye fısıldadım. O da biraz önceki zevkin sarhoşlugunda gülümsedi. Bu arada parmağımla iyice yumuşattııım göt deliğine girmek için sabırsızlanıyordum. Onu kaldırdım ve yüzü koyun masaya yatırdım. Ayakları yerdeydi ben de artık dimdik olan sikimi göt deliğine değdirip cekmeye basladım bu arada ellerimle amını okşuyordum. Sekreter artık dayanamıyacagını söylemeye başladığında sikimin başı göt deliğinin içine girmeye başamıştı. Bende artık dayanamıyordum zaten. Yumuşayan götüne birden abandım. Ayla birden bagırdı ama sonra zevkten inlemeye başladı. Ben de biraz önce boşalmanın verdiği rahatlıkla göt deliğine gidip gelmeye başladım. Biraz gidip geldikten sonra sekreter de artık dayanacak güc kalmamıştı . Bana “yeter yeter” diye inlemeye basladıgında bende gelmeye hazırdım. Sarsılarak yeniden boşaldım ama ikimizde bitmiştik. On dakika kadar birbirimizin üzerinde yığılıp kaldık daha sonra toparlanırken Ayla bana hayatında ilk defa orgazmı yaşadığını anlatıyordu..Ben de sekreterle birlikte olmanın verdıği zevkle mutluluktan uçuyordum. Birlikte işyerinden ayrıldık.