Kocam Kardeşimi Sikince İntikamım Acı Oldu

Selam ensest sex hikayeleri tutkunları. Ben 30 yaşında oldukça güzel ideale yakın vücut ölçüleri olan bir kadınım. Vasat bir evliliğim, sıkıcı bir iş hayatım var. Çalıştığım işyerinden hafif bir baş ağrısı ile biraz erken ayrılmamın hayatımda çok büyük değişikliklere sebep olacağını nereden bilebilirdim…
Eve geldiğimde saat henüz erken olduğu için evde kimsenin olmayacağını düşünerek zili çalmadım ve anahtarımla içeri girdim. Fakat evde bazı tuhaflıklar vardı. Girişte olmaması gereken ayakkabılar beni şaşırtmıştı. Merakla yatak odasına doğru yavaşça yürüdüm. Daha yaklaşırken içeriden gelen zevk inlemeleri, sevişme sesleri, yatak gıcırtıları olayı anlatmaya başlamıştı. Kapının aralığından gördüklerimle beynimden vurulmuşa döndüm.
Kocam çırılçıplak bir durumda, yine kendisi gibi çıplak olan bir kadının üzerinde inip kalkıyordu. Alttaki kadın yüzükoyun yattığı ve başını yastığa gömdüğü için kim olduğunu göremiyordum. Sadece beyaz kalçasının yanları görünüyordu. Biraz kadının kim olduğunu merak ederek, çokça kızgınlıkla kocamla siktiği orospuyu izlemeye başladım. Bir yandan da, tüm öfkeme rağmen yataktakilerin vahşi sevişmeleri, inlemeleri, zevk feryatları tahrik etmeye başlamıştı sanki…. Altımda kıpırtılar oluyordu.
Kocam olacak pezevenk bir süre daha gidip geldikten sonra çekildi ve altındaki kadına dönmesini söyledi. Kadın dönünce şok oldum. Kızkardeşim… Kocam henüz yeni boşanmış kız kardeşimi sikiyordu…
Kocasının kendi yataklarında sevgilisiyle yakaladığı, boşanırken ağlaya sızlaya mahvolan, evime alarak teselli etmeye çalıştığım, avutmak için eniştesiyle beraber gezilere götürdüğümüz benim seksi, nemfomanyak kızkardeşim… Anlaşılan mutsuz ve dul kardeşimi avutma olayını bayağı ileri, yatağımıza kadar götürmüştü kocam…
Geçirdiğim şoka rağmen, ses çıkarmadan yatakta, örtüsünü yastığını kendi seçtiğim, özenle hazırladığım yatağımda çırılçıplak baldızıyla sevişen kocamı ve marifetlerini izlemeye devam ettim. Kardeşim eniştesinin önüne eğilmiş, büyük bir iştahla önündeki dibi bol kıllı taş gibi olmuş yarağa saksofon çekiyordu.
Kocam da saçlarından tuttuğu kardeşimin kafasını sert darbelerle kendine çekiyor, her çekişte o bildiğim koca yarak kardeşimin ağzında kayboluyordu. Biraz sonra kocam sırt üstü yattı, yarağını dikti ve kardeşimi büyük bir itina ile yarağının üzerine oturttu. Kızkardeşim derin bir oh çekerek başını geriye attı ve inip kalkmaya başladı.
Bu arada ben de kendimi eteğimin altından amımla oynar buldum. İyice sulanmıştım. Nasıl sulanmam… Son zamanlarda kocamdaki isteksizlik yüzünden sikilmeye hasret kalmıştım. Demek ki isteksizliğinin nedeni benim sevgili kızkardeşimmiş… Seksi baldızını sikmekten bana sıra gelmiyormuş meğer…
Parmaklarım iyice hareketlendi bu arada… Biraz daha oynasam boşalacaktım ama kardeşim ve kocamın dozu artan inleme sesleri onların da yakın olduğunu anlamama sebep oldu. Biri başını çevirse onlara bakarak elim amcığımda, kendimi okşadığımı görebilirlerdi ve ben bunu istemiyordum. Hemen üzerimi düzelttim ve sessizce geldiğim gibi dışarı çıktım.
Hem yürüyor hem kara kara düşünüyordum. Sürekli kendi kendime “bunu bana nasıl yaparlar” diyordum. Bunu onlara, orospu kızkardeşime, özellikle de kocama ödetmeliydim. Onların bana yaptığını ben de onlara yapacaktım. Göze göz, dişe diş… Duruma göre, yapacaklarımdan belki haberleri olacak, belki olmayacaktı ama olsun ben intikamımı alacaktım ya…
Şimdi ne yapmam gerektiğini, nasıl bir intikam almam gerektiğini kara kara düşünüyordum. Çok vurucu ve acı olmalıydı intikamım… Sonunda olayı zamana bırakmayı uygun gördüm. Ancak düşündüklerimi nasıl uygulayacaktım bunu bilmiyordum.
Çok geçmeden düşünmeme gerek kalmadı, aradığım intikam fırsatı ayağıma geldi. Bir gün akşam eve döndüğümde, kocam işi nedeniyle on gündür yanımızda kalan babası ile oturmuş hem sohbet ediyor hem de içkilerini yudumluyorlardı. Ben de katıldım.
Sohbet sırasında söz hafta sonu tatilinden açıldı. Kayınpederim bizi hafta sonunu geçirmek üzere çiftliğine davet etti. Biz de kabul ettik. Cuma akşamı gidecek Pazar akşamı gelecektik. Cuma akşamı işten eve gelince yola çıkmak üzere kocamı beklemeye başladık.
Biraz sonra gelen telefon nerede ise tüm hayallerimi yıktı. Kocam işinin uzadığını, bu akşam geç geleceğini, istersek bizim gidebileceğimizi, işini halledebilirse kendinin de bize ertesi gün katılacağını söyledi. Halledemezse bütün hafta sonu çalışması gerekiyormuş.
İçimden “Tabi, işin ne olduğunu biliyorum. O sikişken, orospu baldızınla sikişeceksiniz bütün hafta sonu, fırsatçı köpek” diye geçirdim. Sinirden kuduruyordum. Ama hissettiklerimi, olayı bildiğimi belli etmeden durumu kayınpederime aktardım.
Bana başı ile tamam işareti yapıyordu. Ben de kocama soğuk bir tavırla babasının tamam dediğini söyleyip telefonu kapadım. Kayınpederimin yüzüne bakınca muzipçe güldü ve
-“Boş ver Gül… Bari biraz baş başa kalıp dertleşiriz güzel gelinim…” dedi.
O anda kafamın içinde bir ampul yandı. İşte buydu. İntikamımın baş aktörü kocamın babası olacaktı. Madem kocam benim kızkardeşimle aldatıyordu beni, ben de onu en yakınıyla, babasıyla aldatacaktım.
Hemen odama çıktım. Küçük bir çantaya orada giyeceğim giysileri koydum. Daha önce yol için giydiğim kotumu, uzun kollu oduncu gömleğimi, çamaşırlarımı çıkarıp soyundum tekrar… Önce minicik beyaz tanga külodumu giyerek ilk ateşi yaktım.
Gardrobun aynasında gözlerimi süzerek giyeceklerimi seçiyor, kendimi kayınpederimin bakış açısıyla, bir erkeğin gözüyle görmeye çalışıyordum. Sütyen giymedim içime… Üzerime askılı, memelerimin güzelliğini meydana çıkaran cesur dekoltesiyle incecik bir bluz, altıma dizimin üzerinde, bol, kloş, mini bir etek giydim.
Manken edasıyla kırıtarak yanına gittiğimde başını kaldırıp tepemden tırnağa, yarısı meydanda göğüslerimden, mini eteğin meydanda bıraktığı uzun, ince bacaklarıma kadar iyice bir süzdü. Sanırım üzerinde istediğim etkiyi yaratabilmiştim.
Kayınpederim yaşına göre çok dinç, bir kaç yıldır dul, yalnız yaşayan, yakışıklı bir erkekti. Sürekli çiftlik yaşantısı onu çok diri yapıyordu. Atletik bir vücut yapısı, sert karakteri vardı. Her zaman otoritesi karşısında hayranlık duyardım ona…
-“Tamam mısın Gül?” diyerek bir bana, bir de eteğime baktı.
Neden giysilerimi değişmeye gerek gördüğümü, mini etek giydiğimi soracak gibiydi yüz ifadesinden anladığım kadarıyla, ama bir şey söylemedi. Eh, ben de olsam söylemezdim. Uzun yol boyunca yanındaki koltukta bu giysiyle, bu mini etekle oturacaktım. Oturup kalkarken pek dikkatli olduğum, frikik vermekten kaçındığım söylenemez zaten, hele bu dekolteli bluzumla, bu eteğimle olunca… Benden
-“Hazırım babacım…” lafını duyunca da
-“Hadi o zaman, bir an önce yola çıkalım” dedi.
Elimden hazırladığım çantayı alırken süründüğüm egzotik, baştan çıkarıcı parfüm kokusunu ciğerlerine çektiğini hissettim, gülümsedim.
Çiftlik için kullandığı son model lüks cipine bindik. Hemen yola koyulduk. Sohbet ede ede giderken tuvaletim geldiğini, bir benzinciye uğramamızı söyledim. Biraz sonra gördüğü ilk benzincide durduk. Ben koşarak tuvalete gittim.
İşim bitince çıkıp arabaya doğru giderken bir rüzgar beni gafil avlamış, eteğimi kafama geçirivermişti. Minik beyaz külodum ve arasında kaybolduğu taş gibi kalçalarım tüm ihtişamı ile birkaç saniye de olsa ortaya çıkmıştı.
Ben pek acele etmeden eteğimi indirene kadar, pompada çalışanlarla beraber kayınpederim de göz banyosundan nasibini almıştı. Normalde utancımdan yerin dibine girmem gerekirdi fakat umursamadım bile…
Biraz yüksekçe olan cipe binerken bacaklarımı açarak binmek zorunda kaldım. Haliyle her ne kadar sakınsam da mini etekten bacaklarım yine açıldı. Tekrar hareket ettik. Önce konuşmadık bir süre… Biraz sonra kayınpederim başını çevirip bana, bacaklarıma bakarak gülümsedi,
-“Biraz daha küçük külot bulamadın mı yavrum?” diye şaka ile karışık söze başladı. Bir şey söylemedim, sadece güldüm. Gülmem onu cesaretlendirmişti. “İp gibi ağı araya bir girmiş ki, rengini bile göremedi pompacı çocuklar…” Onun gülmesiyle bana da cesaret gelmişti, attığı pası aldım, lafa girdim ben de… Kayınpederime yarım dönerek elimi yavaşça omuzuna koydum okşarcasına,
-“Aman babacım… Her zaman giydiğim tanga külot işte… Nerden bilebilirdim rüzgarın azizlik yapacağını, her şeyimi meydana çıkaracağını… Senin görmen neyse de, yabancılar gördüğü için utandım biraz… Kızmadın ya bana?” dedim cilveli cilveli… Eteğim sıyrılmıştı biraz daha… Tertemiz, tüysüz bacaklarım görünüyordu iyice…
-“Sana kızmak mı? Ne mümkün bebeğim? -Ah Gül… Çok güzelsin gelinim… Kocan çok şanslı…” diye iltifatlar etmeye başladı.
-“Teşekkür ederim” dedim gülümseyerek…
-“Yok… Gerçekten söylüyorum, iltifat etmek için değil… Hem de her yönden şanslı benim köpek oğlan… Bazen geceleri sesleriniz benim odaya kadar geliyor…” dedi imalı imalı… Anlamazdan geldim,
-“Nasıl yani babacım?” diye sordum. Aslında sesimden domuz gibi neyi ima ettiğini anladığım belli oluyordu.
-“Seks hayatınızı diyorum yavrum… Anlaşılan iyi gidiyor. Nerdeyse ezberledim senin inleme seslerini… İki üç günde bir… Hafta içinde olursa kısa, tek seferlik… Hafta sonu uzun uzun, gece boyu… Öyle değil mi?”
-“Ay, kusura bakma babacım, senin duyduğunu düşünemedik. Utandım şimdi bak… Ama… Eh, yani babacım… İkimiz de genciz sonuçta, sağlıklıyız… Oğlun da maşallah boğa gibi… Dayanamıyorum en son, bağırtıyor beni…”
-“Tabi canım yavrum… Oğlum da bana çekmiş. Sağken annesiyle ben de sizin gibiydik. Hatta sizin gibi de değil… Biz her gece sevişirdik. Tavşanlar gibi, hiç durmazdık, her fırsatta… Şimdiyse… Halime bak…”
Sesi üzgün geliyordu. Dertliydi. Elimi uzatıp vitesin üzerinde duran elinin üzerine koydum, okşadım. Teselli etmek istedim zavallı adamı… Ben elini okşarken parmaklarımı kaptı, avucunun içinde sıktı. İçim bir hoş oldu sert parmaklarını elimde hissedince… Hele elimi tutup dudaklarına götürmesi, parmaklarımda dudaklarını hissetmem… Hazla ürperdim. Çarpıldığımı belli etmemeye çalışarak hafifçe elimi çektim, söze devam ettim,
-“Ah, ben de üzülüyorum yalnız kaldığın için… Zor oluyordur bunca yıldan sonra bekar kalmak…” İçini çekti,
-“Çok zor güzel gelinim… Çok zor… Bilemezsin. Yalnız yatakta yatmak çok zor…”
-“Yalnız yatma sen de… Kolayı var…”
-“Kolayı var tabi ama parayla seks yapmayı sevmiyorum ben…”
-“Ben evlenmeni kastetmiştim ama…”
-“Yaşıma göre olan kadınları ben beğenmem. Senin gibi güzelini, gencini, körpesini isterim ama bulamam ki… Senin gibisi nerde kızım?”
Bunları konuşurken bana baktığını hissettim. Konu iyice özel yaşama girmiş, düpedüz seksten bahsetmeye başlamıştık. Konuştuklarımız beni olduğu gibi kayınpederimi de ateşlemeye yetmişti sanırım.
Baktığını hissedince ben de başımı ona çevirdim, gözlerimi süzerek ona baktım. Bir iki saniyelik bu bakıştan aldığı cesaretle başını çevirip tekrar yola bakarken ateş gibi sıcak elini çıplak bacağıma koydu. Kasıklarım yandı adeta sıcaklığı hissedince… Yine de,
-“Babacım, ne yapıyorsun?” dedim.
-“Kolayı var dedin az önce… Ben kolayını buldum. Hem kolay olacak, hem de ucuz fahişelerle seks yapmayacağım. Bir taşla iki üç kuş birden… Senin kuşunla benim kuşum…”
Sürekli konuşurken bir yandan da bacağımı okşuyor, parmaklarıyla sıkıyordu.
-“Ama nasıl olur? Kocam…” diye yarım ağız itiraz etmeye çalıştım.
-“Bal gibi olur yavrum. İki üç günde bir sevişiyorsun. Biraz da benimle seviş. Amında yarak sayacı mı var da kocanın haberi olacak?” dedi.
Söylediği şey öyle komiğime gitti ki kendimi tutamadım, ikimiz de gülmeye başladık. Benden tepki gelmediği gibi yeşil ışık görünce bacaklarımı iyice okşamaya başladı kayınpederim… Ben de bacaklarımı iki yana açarak daha rahat hareket etmesini sağladım. Tek eli ile araba kullanırken diğer eli ile bacaklarımı ve külodumun üzerinden amımı okşuyordu.
-“Mmmm… Yapma… Sulanıyorum…” deyince
-“Benim de istediğim o zaten…” dedi. Başım geriye düşmüş gözlerim kapanmış bacaklarımda ve amımın üzerinde gezinen elden zevk almaya başlamıştım ki elimi tutup yarağının üzerine koydu. Tanrım, nasıl da kabarmıştı.
-“Bu ne böyle babacım?” dedim
-“Aç da bak yavrum…” dedi.
Otobanda gidiyorduk. Yakınımızda fazla araba yoktu. Biraz ilerdeki kamyonu sollayınca yol iyice boşaldı. Yine de çekiniyordum,
-“Ya gören olursa…”
-“Boş ver, görsünler… Gören bir kere görecek. O da bayram yapacak. Senin gibi güzeli gören göze ziyafet… Hadi, bekletme de, al şu sikimi eline bakayım… Zaten benzinlikte amını külodunu göstermediğin adam kalmadı, yoldan geçen arabadan mı korkuyorsun?”
Ben de yavaşça eğilerek fermuarını indirdim. Baksır külot vardı içinde… Biraz uğraştırdı ama, külodunun önündeki aralıktan sertleşmiş yarağını dışarıya çıkardım. İyice kalkmış, ucundaki delikte bir damla yaşıyla, parmak gibi kabarmış kan damarları nabız gibi atıyordu. Eğildim. Dilimin ucunu dokundurarak o bir damla zevk suyunu içtim. Ağzıma almam için kafama bastırıyordu. Onu daha fazla üzmeden yarağının başını ağzıma aldım.
-“Ohhh… Hepsini al yavrum… Hepsini al güzel bebeğim…” diye söyleniyordu. Sikini ağzımdan çıkarıp,
-“Acele etme babacım… Daha çok zamanımız var…” dedim.
Tam o anda başıma öyle bir yüklendi ki yarak sonuna kadar ağzıma girdi. Ben de yalayıp emiyordum. İnlemeleri artınca ağzımdan çıkardım
-“Biraz daha yaparsam geleceksin” dedim
-“Olsun, sen devam et canım… Eve kadar yolumuz uzun… O zamana kadar dinlenirim. Evde yeniden yaparız. Sadece ağzına vermekle kalmam. O güzel amının ve götünün de tadına bakmak istiyorum” dedi.
Ev dediği malikane gibi çiftlik evinde yaşayacak olduğum zevkleri düşünerek kayınpederimin yarağını tekrar ağzıma aldım emmeye başladım. Biraz sonra kasılmaya başladı,
-“Ohhh… Geliyorum… Şimdi…” diye bağırıp kafamı yarağının üzerine bastırdı. Yarak tamamiyle ağzımda kaybolurken sevgili kayınpederim ağzıma boşalmaya başlamıştı. O geldikçe ben yutuyordum.
Biraz sonra iyıce rahatladı. Ben de dilimle yarağını iyice temizledim. Aleti küloduna yerleştirdim, pantolonun fermuarını çekip kapattım. Arkama yaslandım. Elini uzatıp kucağımda duran elimi tuttu, okşadı,
-“Sağol yavrum. Çok güzeldi” dedi.
-“Benim için zevkti babacım” dedim. Bir saatlik bir yolculuktan sonra yazlığa gelmiştik. Eve girdik. Ben elindeki çanta ile yukarı kata her zaman kocamla beraber kaldığımız odaya çıktım. Çantayı bırakıp sperm yuttuğum ağzımı çalkaladım, dişlerimi fırçalayıp aşağıya indim.
Bu arada kayınpederim de tuvaletten çıkmış salona dönüyordu. Yemek işini halletmek üzere mutfağa yöneldim. Yanıma geldi.
-“Fazla uğraşma Gül… Pratik bir şeyler hazırla… Vaktimiz çok ama yine de boşa zaman geçirmeyelim…” dedi.
Dediği gibi basit bir şeyler hazırlayıp self servis yaparak salona gittim. O da rakılarımızı hazırlamıştı. Hem yedik hem içtik hem de sohbet ettik. Vakit hayli ilerlemişti. Ortalığı toplayıp yatak odalarına çıkmak için merdivenlere yöneldiğimde,
-“Bu geceyi benim odamda geçireceksin. Git geceliğini giy gel…” dedi.
-“Peki babacım” diyerek uysal bir kedi gibi emirlerine itaat ettim.
Önce tuvalete sonra kendi odama gittim. Güzelce makyajımı tazeleyip saçımı düzelttim. Daha gelmeden niyeti bozunca hazırlıklı gelmiştim. Beyaz dantel minik külodumu, beyaz jartiyer ve dantelli çorap giydim. Üzerime yine beyaz saten geceliğimi giyip erkeğin odasına gittim.
Geniş yatak odasında cam kenarında oturmuş rakısını yudumlarken benim geldiğimi gördü. Beğeniyle bakıyordu bana… Sigarasından derin bir nefes çekti. İçerisi hafif loştu, derinden bir slow müzik çalıyordu.
-“Yaklaş” dedi. Yanına gidip önünde durdum. Dönmemi istedi döndüm. Bir daha… Bir daha döndüm.
-“Beyazların içinde melek gibi olmuşsun. Seksi meleğim benim…” Geceliğin altındaki çorabı görünce gözleri parladı. Kalktı yeni bir slow parça koyup koltuğuna oturdu ve
-“Hadi meleğim… Hem dans et, hem de striptiz yap bana…” dedi. Şaşırdım,
-“Ama striptiz dansı bilmem ki babacım… Belki de hoşuna gitmeyebilir…”
-“Olsun… Bilmemen önemli değil… İçinden nasıl geliyorsa öyle hareket et. Senin varlığın, güzelliğin yeter…”
Yavaş yavaş müziğin beni saran ritmine uyarak sallanmaya, kendimi hafif hafif okşamaya başladım. Göz kapaklarım ağırlaşmış, kendimi iyice kaptırmıştım. Eteklerimi yukarı sıyırdım. Santim santim yukarı çekiyordum eteğimi… Çoraplı bacaklarım, çorabımın dantelleri, jartiyerim ve külodum tamamen ortaya çıkmıştı.
Kayınpederim hemen önümdeki koltukta, bir eliyle kalkmış sikini okşuyor, diğer elindeki rakı kadehinden içkisini yudumlayarak beni izliyordu. Kasıklarıma kadar yukarıya çektiğim eteklerimi tekrar bıraktım. Uzun sarı saçlarımı, geceliğin eteklerini savurtarak kıvrıldım, kıvrandım, etrafımda döndüm.
İyice tahrik olan adam hayranlıkla izliyordu beni… Onun sikecek gibi, üstüme saldıracak gibi bakması da beni tahrik ediyordu. Bu kez geceliğin üzerinden ince belimi ve iri memelerimi okşamaya başladım. Askılarımın önce birini daha sonra öbürünü omzumdan düşürdüm. Saten gecelik yavaş yavaş ince belimden ve kalçalarımdan aşağıya inmeye başladı.
Geceliğim ayaklarımın dibine düşmüş, iç çamaşırlarımla, içindekileri gizlemekten aciz külot sütyen ve jartiyerlerimle kalmıştım. Hala gözlerim kapalı, müziği içimde hissederek dans etmeye devam ediyordum.
Birden vücudumda onun ellerini hissettim. İrkilip gözlerimi açtım. Dayanamamış, kalkıp yanıma gelmişti. Çok yumuşak hareketlerle omuzlarımdan başlayıp beni okşamaya başladı. Elimden tutup kucağına aldı. Tüy gibi kaldırıp odanın içinde büyük yer kaplayan, etrafındaki tül cibinliklerle kaplı, şatafatlı karyolaya götürdü, kırılmamdan korkarcasına yavaşça yatağın üzerine bıraktı. Duyduğum heyecan ve zevkten kısılmış gözlerle baktığımda karşımda doğrulup soyunduğunu gördüm.
Bir tek külodu kalınca yatağa yaklaştı. Çiftlik yaşamı nedeniyle sağlık fışkırıyordu vücudundan… Oğlundan daha kaslı, biçimli, gergin… Gelirken arabada oral seks yaparak boşalttığım erkekliği şimdi külodun önünü kabartmış, dışarı çıkmak için zorluyordu.
Ayak ucuma oturup ayaklarımı eline aldı. Beyaz çorabın üzerinden ayak parmaklarımı öpüp koklamaya yalamaya başladı. Çok hoşuma gitmişi Yavaş yavaş dizlerime doğru çıktı. Artık daha iştahlı öpüyor yalıyordu.
-“Uzun seneler senin gibi diri bir vücut koklamadım” dedi yavaşça.
Jartiyer çorabımın süslü dantellerini geçti, çıplak bacak içlerimi sıcak ve ıslak diliyle yalaya yalaya okşadı. Külodumun üzerine gelince durdu yüzüme baktı hafif hafif külodun üstünden ısırmaya başladı. Kafasını iyice bastırdım daha da ateşlenmişti. Kayınpederim bu işi oğlundan daha iyi yapıyordu. Senelerdir sikişmeme rağmen bu kadar hoşlandığımı bilmiyorum.
Koltuk altlarımdan tutup yavaşça kaldırdı beni… Elleri arkaya gitti, sütyenimi çözdü fırlattı. Biraz geri çekilerek memelerimi inceledi. Fazla büyük olmayan portakal şeklindeki memelerimin ikisini de avuçlarının arasına aldı sıkmaya başladı.
Gittikçe daha fazla sıkıyordu. Canım yanmaya başladı biraz, inleyip engel olmak istedim. Fakat vazgeçer diye sesimi çıkarmadım. Sağ mememin başını dişlerinin arasına alıp hafifçe ısırdı. Zevkle kıvranıp,
-“Ahhh… Yavaş…” diyebildim. Sonra tüm göğsümü ağzına aldı. Orta büyüklükteki memelerim aslında dimdik bir durumda uçları şişmiş bir vaziyette idi. Usulca,
-“Morartma lütfen…” diye fısıldadım.
Deli gibi bir göğsümü emiyor diğerini sıkıyordu. Tüm göğsüm memelerim boynum tükürüğünden vıcık vıcık olmuştu. Bu kadar zevk aldığımı hatırlamıyorum. Ben de bir elimle tırnaklarımı sırtına bastırıyor bir elimle de külodunun üzerinden taş gibi olmuş yarağını sıkıyordum.
Derken göbeğime indi göbek çukurum ağzındaydı. Bir eliyle de kalçalarımı mıncıklıyordu. Ani bir hareketle külodumu sıyırmak istedi. Minicik külodum yırtılmaya başlayınca tüm kuvveti ile parçalayarak çıkardı.
Şimdi jartiyerim ve çoraplarım haricinde tamamen çıplak bir vaziyette kayınpederimin altında yatıyor zevkten de inliyordum. Bacaklarımı iki yana ayırdı. Şekil vererek bıraktığım bol kıllı amıma bakarak
-“Ohhh… Tam istediğim gibi… Harika…” diyerek yalamaya başladı. Zaten zevkten iyice sulanmış olan amım tam manası ile bir göle dönmüştü.
Ne kadar yaladığını bilmiyorum ama üzerimden kalktı. Yatağa sırt üzeri yatarak beni tersten üzerine yatırdı. Yani 69 pozisyonunda idik. Amımı iyice yemeye başladı. Ben de külodunu indirerek o muhteşem yarağı tekrar emmeye başladım.
Bir müddet sonra beni tekrar yatırdı bacaklarımı havaya kaldırarak ayak omuzda pozisyonunda köküne kadar yarağını içime soktu. Yüzüne baktığımda çok mutlu görünüyordu. Bana bakıp
-“Bu yaştan sonra otuz yaşında bir karım oldu. Her ne kadar gelinim de olsan, bundan sonra bana da karılık yapacaksın” dedi.
-“Ohhh… Tamam…” diye inleyerek karşılık verdim. Sonra istekle kıvranarak ilave ettim, “Ama böyle hareketsiz durma… Sokup çıkar şu sikini…”
Gidip gelmeye başladı. Sürekli ritm değiştiriyordu. Biraz yavaş yavaş gidip geliyor, sonra hızlanmaya başlıyor, ben tam yükselmeye başladığımda tekrar hızını düşürüyordu. Tam benim motor soğumaya yüz tutarken tekrar köklemeye, kasıklarını benim kasıklarıma vura vura sikmeye başlıyordu beni… Kısaca harika bir şekilde sikiliyordum. Sonunda nefes nefese,
-“Ohhh… Dayanamıyorum artık… Gelmek üzereyim babacım…” diye feryat ettim.
-“Benim işim daha bitmedi, sen gel canım…” dedi sikiyle beni oymak istercesine amımda gidip gelirken…
Ben de boğazımdan hırıltılar çıkararak çığlık atarak titreyerek boşaldım. Kendime geldiğimde o hala içimde idi. Dudaklarıma yumuldu hem öpüyor hemde sikiyordu. Birden geri çekildi,
-“Dön…” dedi. Ben dönünce karnımın altına iki adet yastık koydu. Götüm tabak gibi göz önündeydi. Eğildi, amımı yalamaya, küçük kara deliğimi emmeye başladı.
Sonra da ateş gibi sıcaklığıyla yarağının başını göt deliğimde hissettim.
-“Yapma… Bu güne kadar hiç yapmadım…” dedim.
-“Olsun… Götünün kızlığını ben bozarım kızım, ilk defa benimle tadarsın…” diyerek esnete esnete hafifçe yüklendi. Az sonra kayınpederimin tükürükleriyle ıslattığı büzüğümü yardı sikinin başı, tokmak gibi götümdeydi. Acı ile karışık zevk duyuyordum. Înleyerek,
-“Devam et, durma…” dedim.
Dememle birlikte koca yarak götümü yararak deliğime gömüldü. Az sonra tamamiyle götümde, içimdeydi. Üzerime yüklendi ve içimde gidip gelmeye başladı. Biraz sonra,
-“Patlıyorum… İçine boşaltacağım sevgili gelinim…” dedi.
-“Patlaa… Tam dibime patla… Oh, benim sikici kayınpederim… Götümden zevk veriyorsun bana babacım…” dedim.
Sarsıla sarsıla içime tohumlarını atmaya başladı. Biraz sonra üzerime yığıldı. Sonra yana kaydı beni kendine çekti dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Biraz dinlendikten sonra banyo yapmamızı söyledi. Beraber banyoya girdik. Jartiyerimi ve çoraplarımı çıkardım. Kayınpederim çırılçıplak kalınca sarıldı, öptü.
-“Sadece duş yapacağız canım… Banyoda da sikişecek kadar genç değilim…” dedi.
-“Tamam babacım…” dedim ve ben onu o beni yıkayarak yukarı çıktık.
-“Kocan gelene kadar benim yatağımda yatacaksın. Bana karılık yapacaksın, ben de senin kocanım…” dedi.
-“Peki babacım, nasıl istersen…” dedim yine uysalca… Beraberce yatağa uzandık. Başımı göğsüne koyup sımsıkı sarıldım. Elimi biraz önce kol gibi olan ama şimdi ufalmış yarağına götürdüm, avucuma alarak uyumaya başladım.
Gözlerimin önüne bir kocamın kızkardeşimi sikişi, bir benim yaptıklarım geliyordu. Sonunda baldızıyla beni aldatan kocamdan intikamımı almıştım. Ama kayınpederimin söylediğine göre bu iş bir seferle kalmayacaktı. Ama olsun, benim de hoşuma gitmişti. Hareketli günler beni bekliyordu. Artık gündüz babasıyla, akşam oğlu ile sikişecektim

Telefonda boşalmak ister misin? Hemen ara aşkım : 00353 515 737 08