teyzemlerin kolesi 3

Teyzemlerin kölesi 3 teyzemler ve komşusu beni ve kardeşim sunayın artık iyice köleleri yapmışlardı.artık ikimizde devamlı dört ayak üstündeydik.dizlerimiz çürümüştü.teyzem artık sikime sahip olmak istiyordu.kızını ve kardeşimi komşularına gönderdi.teyzem beni yere yatırıp bağladı.artık bir senedir yemediğim yarrağı yeme zamanı gelmişti eniştemden ayrıldığındanberi yarrak yememişti.seni biraz dövelim deyip başladı vücuduma tokatları yapıştırmaya her yerim kıp kırmızı olmuştu.biraz sonra artık yeter dyip karşımda striptiz yapmaya başladı.teyzem 35 yaşında olmasına rağmen 18 lik gibiydi.karşımda artık çırılçıplaktı belliki eniştem teyzemi fazla sikmemişti amı hiç sarkmamıştı. hafif kıllı amını grünce sikim kazık gibi oldu teyzem buna karşılık az sonra sikecen bu amı deyip sabırsızlanma dedi.nasıl teyzen güzelmi dedi bana evet teyzecim çok güzelsin dedim.teyzem amını ağzıma dayamıştı yala pezevenk deyip başladı yalatmaya teyzem zevkten dört köşe olmuştu. sesleri odada yankılanıyordu.sonra sikimi ve taşaklarımı yalamaya başladı.aletim yine dikilmişti havaya teyzem biraz snra üstüme oturdu ve yavaş yavaş sikimi amına soktu amı daracıktı zor giriyordu teyzem işi ağırdan alıyordu.daha sonra sikim amının içinde gidip gelmeye başladı teyzem üstümde zıplıyordu kudurmuştu. altta olduğum için boşalmam geç oldu sonunda teyzeme boşalacağım zaman söyledim ve teyzem amını sikimden çekti.döller göbeğime gelmişti teyzem yalamaya başladı özlemişim dölün tadını dedii yemeyeli epey oldu.teyzem bu akşamlık bu kadar yeter dedi biraz sonrada kızı ve kardeşim suna geldiler ben yine teyzemin kızını kapıda dört ayak üstünde karşıladım hemen benim üstüme çıktı ve salona kadar sırtımdan inmedi oda anlamıştı olanları. teyzem kızına git şu köpeği yıka da.temizlensin.dedi.seda peki annecim dedi.seda beni karanlıkta dışarı çıkartıp bahçede ağaca bağlayıp yıkamaya başladı.komşu kızıda bu seslere geldi.seda istersen yardım edebilirim dedi seda da tabi canım dedi.hortumu üstüme tazikli olarak sıkıyorlar canım çok acıyordu. seda hortumu sikime tutmaya başladı sikim hemen uyarıldı ve dikildi kazık gibi kızlar hemen güldü.seda komşu kızına mastürbasyon yapalımmı kız eğleniriz dedi.hemde dölün nasıl bir şey olduğunu görürüz dedi.sırayla sikime asılmaya başladılar. zevkten uçuyordum kızlar sırıtıyorlardı.sonunda patladım.önüme koydukları gazete döl içinde kalmıştı ellediler dölleri yapış yapış kız bu dedi teyzemin kızı bundanmı çocuk oluyor deyip başladılar kahkaha atmaya.daha sonra beni iyice temizleyip içeri götürdüler içeri girdiğimde birde ne göreyim teyzem kardeşim sunayı domaltmış götünü parmaklıyordu kardeşim in ağzındaki bezden bağıramıyordu gözünden yaşlar geliyordu.kızlar bu olay karşısında beni hemen yan odaya götürüp bağladılar yatağa teyzem kızları yanına çağırıp sizde parmaklayın çok güzel oluyor erkekler boşuna her eline geçirdikleri kızı sikmiyorlar deyip kızlara kendinize dikkat edin dedi. kızlar çokgüzel oluyormuş deyip kardeşimin götüne parmaklarını sokuyorlardı.sesleri yan odaya geliyordu.daha sonra devamı [email protected]

neslihanın kölesi 4

Neslihan sırtımdan ayaklarını indirirken annesi Hülya Hanım da salondan dışarı çıktı. Ayakkabıları ve çıkardığı çorapları hala yerde duruyordu. Ben ne yapacağımı bilemediğinden hala dizlerimin üstünde Hülya hanımın biraz önce oturduğu koltuğa doğru yönelmiş bekliyordum. Neslihan “Hey!” diyerek hafifçe ayağıyla beni dürttü.”Buraya dönsene salak köpek şimdi tekrar benim emrimdesin .Git bana oradan gazeteyi getir” diyerek parmağıyla salonun diğer köşesini işaret etti. Emri hemen yerine getirmek için ayağa kalktım. “Geri zekalı sana kim ayağa kalkmanı söyledi!!Bu evde köpek gibi emekleyeceksin!” .Hemen ellerimin üstüne çöktüm. “Emirleri hızla yerine getiriyorsun değil mi köpek!Havla bakalım!” .Bu hiç beklemediğim bir şeydi, şaşırdım.”İt sana sahiben olarak havlamanı emrettim öyle şapşal şapşal durmayı bırak.” Tabi ki emri yerine getirmeliydim “hav,hav!”diye basitçe havladım. “Hayır olmuyor,. Ben hiç böyle havlayan köpek duymadım sen benim köpeğim olduğuna göre sende düzgün havlamalısın!”.Elimden geldiği şekilde gerçek bir köpek gibi havladım. Neslihan gülmeye başladı. Hülya hanımın da içerde kıkırdadığını duyuyordum. Sonra Hülya hanım “Neslihan köpeğin tasmasını takta biraz sitede gezdir, belki çişi falan vardır.” dedi. İkisi de çok güldüler buna. Ben kıpkırmızı olmuş bir şekilde korkmaya başladım. Neyse ki sadece bir espriydi. En azından öyle sandım çünkü Neslihan bir şey söylemedi. Ben emekleyerek gazetelerin olduğu köşeye gittim ve birini aldım. Geri Neslihan’ın önüne emeklediğimde elimden gazeteyi aldı. “Dur!Yüzünü kaldır”dedi Neslihan. Ona baktım. Yüzüme artarda 4 tokat indirdi. ”Bunların ikisi emeklemeyip ayağa kalktığın için,diğer ikisi de dünün gazetesini getirdiğin için moron! Git doğrusunu getir.” Dediğini yaptım. ”Bir de şu konuya bir çözüm bulmalıyız emekleyerek gelirken elinde gazeteyi de sürüklemen hoşuma gitmedi. Ağzında getirmeni de istemiyorum çünkü ıslatırsın gazeteyi ,sana bir sepet falan taklım bari ya da sepeti ağzında taşırsın. Neyse şimdi ayakkabılarımı saygı göstererek onları çıkar ayağımdan-bağcıkları da ağzınla çöz.” Ayaklarını elime aldım her ikisine de öpücükler kondurdum. Her ikisinin de bağcıklarını dişimle çözdüm ama baya zorlandım bu işte. Neslihan da fark etmişti bunu “Boş ver bir kaç günde alışırsın hatta ustası bile olursun bu işin Olmak zorundasın zaten” Bağcıkları çözdükten sonra tek ayağını yere bırakacaktım ama bir tokat yemekten korkuyordum .Saygılı davranmam gerektiğini hatırlayıp tek ayağını başımın üstüne koydum ve diğerini dikkatlice ayağından çıkardım. Diğeri için de aynı yöntemi kulandım. Bu sırada beyaz çoraplı ayaklarına baktım. Ter yüzünden bazı yerler nemli görünüyordu,özelikle parmak dipleri. Ayrıca hafiften kahverengileşen kısımlar da vardı kir yüzünden. Topukları ve tabanlarını dışa bakan tarafları böyleydi. “Tamam şimdi yere uzan ve ben gazetemi okurken muhteşem ayağımın kokusunu tadını çıkarmaya bak!” Yere uzandım ve ayaklarını suratımın üstüne yerleştirdim. Tekini burnumun üstüne sıkıca yerleştirirken tekiyle de ağzıma bastırıyordu. Önce bana şöyle bir baktı ve gazetesini okumaya başladı. Hülya Hanımın ayakları kokusu zaten burnumdaydı ama bu daha bir sertti. Bu yaz sıcağında bisiklete binmesinden oluşan kokuyu ciğerlerime doldurmaktaydım. Ayrıca ayakları yüzünden çok kolay nefes alamıyordum. Bir 10 dakika böyle geçti. Sonra diğer ayağını burnuma yerleştirip önceki ayağını da gözlerime sürmeye başladı. 5 dakika sonra burnumdaki ayağı iyice zor nefes almama neden olan bir konuma geldi. Önce bekledim fakat çok zorlanıyordum hafifçe ağzımı açtım ve açtığım anda gözlerimdeki ayağın kalkıp sertçe alnıma inmesi bir oldu. Neye uğradığımı şaşırdım. Neslihan birkaç kez daha kafama böyle vururken “Sana ayağımı koklamanı söyledim!”Sonra ikisini birden kaldırıp hızla yüzüme indirdi. Şanslıydım çünkü burnuma gelmemişti darbe ama canım çok yanmıştı. Sonra Neslihan ayağa kalktı. Yüzümde duruyordu ben zaten acıdan sersemlemiştim bu yüzden çok da bir şey hissetmiyordum. Biraz durduktan sonra göğsüme geçti ve tek ayağını yüzüme sürmeye devam etti. Yüzünden cidden kızgın olduğu anlaşılıyordu. Kızgın gözleriyle benim gözlerimin içine bakıyordu. Bu sefer ki korkum çok fazlaydı cidden endişelenmeye başlamıştım. O sırada Hülya Hanım içeri girdi.”Öyle kalın sakın bozmayın!” diyerek fotoğrafımızı çekti. Böyle bir resmimin çekilmesi belki beni üzerdi ama o sırada bu olaya çok sevindim çünkü Neslihan beni unutup poz verme işine dalmıştı. Birkaç resmimi daha çektiler. Sonra sinirli Neslihan’dan bir emir geldi.”Yala!” başka hiçbir şey söylemedi. Ve ben dilimi çıkarıp çoraplı ayağını yalamaya başladım .Artık nemli yerler kurumaya başlamıştı ama kirli yerler duruyor ve ben onları yalıyordum , kumaş tadı ve ayak kokusunu karışık tadı geliyordu ağzıma. Biraz da böyle resmim çekildikten sonra hülya hanım makineyi bir kenara bıraktı. Ve Neslihan’a :”İstersen şimdi evine gitsin başka bir gün devam edersin. Baya geç oldu ve nasıl olsa elimizde kanıtlar da var biz ne zaman istersek onu çağırıp ne istersek onu yaptırırız di mi köle?” “Evet efendim!”dedim Neslihan’ın kızgınlığından hemen kaçmak istiyordum. “Son bir şey daha yaptıracağım,anne!”diyerek salondan çıktı Neslihan. Bu sırada Hülya Hanımın ayağına ayakkabılarını tekrar giymiş olduğunu fark ettim. Ben onun güzel ayaklarını hayranlıkla izlerken Neslihan içeriye elinde su dolu bir leğenle geldi. Leğeni önüme bırakıp yine koltuğa oturdu.”Ayaklarım cidden çok terli ,böyle kalmasını istemiyorum!Çıkar çoraplarımı !” Hemen denileni yaptım ve bu sefer de biraz önce kokladığım ayakların kokusu keskin bir şekilde yüzüme çarptı.”Daha onları koklamak için yılların olacak şimdi yıka!”dedi ve ayaklarını suya soktu. Bir ayağını elime alıp hafifçe suyun içinde yıkamaya başladım. Parmak aralarını temizlerken çoraptan da oluşan kir birikintileri suya düşüyordu. İkisini de temizledim ve suya geri koydum.”Kurulasana köpek”. Benim şaşkınca etrafıma baktığımı görünce ”Çıkar t-shirt ünü “dedi. T-shirtümle ayaklarını dikkatlice kuruladım ve yeni bir emir beklemeye başladım. “şimdi leğeni boşaltacaksın,ama lâvaboya değil aşağılık midene!”Hülya hanım anlamıştı kızının niyetinin kafamı suya doğru ittirmeye başladı. Bir köpeğin su içmesi gibi leğendeki suyu içmeye başladım. Hemen bitmesi için ağzımı bolca suyla dolduruyordum.”Aferin köpecik,tadını sevdin değil mi?”diye dalga geçmeye başladı Neslihan. Hülya hanımda yağa kalkıp ayağını kafamın arkasına yerleştirdi. Biraz daha su içtikten sonra dipte çok az bir şey kalmıştı. Neslihan leğeni eğip geri akalan suyu bana içirdi. Bu sırda o çorap parçalarının bir kısmını yuttum fakat bir kısmı ıslak olduğundan dibe yapışmıştı.”Yemeğini bitirmezsen arkandan ağlar dimi köpecik?Akıllı bir köpek ol ve onları yala.”denileni de yerine getirdim yutarken Neslihan ona bakmamı istedi .Ve yuttuktan sonra gözlerime bakarak kahkaha atmaya başladı “Dün arkadaşımken bugün ayağımı yalayan pislikten başka bir şey değilsin!Zaten hep senin böyle bir yere uygun olduğunu düşünmüştüm,ayağımın altına yani!” Hülya Hanım da gülerek “tamam şimdi yüz sütü yatta sana bu günlük son bir hediye vereyim”dedi. Yere yatınca sırtıma çıktı ve yüklenmeye başladı. Topukları hafif acı veriyordu. Fakat sonra bir anda tek ayağının topuğu baya acıtmaya başladı. Anladığım kadarıyla tüm ağırlığını topuğuna vermişti. Sonra iki ayağıyla birden bunu yapınca dehşet bir acı hissettim .Muhtemelen bir yara oluşmuştu. İnledim.”Ayyy zavallıcık acıttım mı?Ama alışmalısın daha canın çok acıyacak”diyen Hülya Hanım o gün o acının yeterli olduğunu düşünüp tekrar normal bir şekilde sırtıma bastı.”Şimdi hediyede sıra!Hediye şu bir süre t-shirt ünü kimsenin yanında çıkaramayacaksın!”Bu sırada tek ayağının topuğuyla sırtıma çizmeye başladı. Oradan anladığım kadarıyla sırtım ’köle’ yazıyordu Hülya Hanım. İşi bitince Neslihan da sırtıma çıktı ve Fotoğraf makinesiyle sırtımı ve ayaklarını çektiler. Sonra ikisi de sırtımdan indi. Ben hala yerde yatarken Hülya Hanım “Yarın erkenden burara ol sabah işe gitmeden kullanacağım seni!” dedi. Ben hemen emekler pozisyona geldim. Ve t-shirt ümü yerden aldım “yarın görüşürüz köle al bu gece bunlar sende kalsın”diyen Neslihan yerden bir kendi çorabını bir de annesinin çorabını elime tutuşturdu. Daha fazla beklemeden emekleyerek kapıya gittim. Ayağa kalkıp t-shirtümü giydim,çorapları cebime atıp kapıyı açtım.”Cık cık cık!Vedalaşmayı unuttun köle ama neyse ilk gün acemiliğine sayıyorum. Cezasını yarın vereceğim!”diyen Hülya Hanıma “Emredersiniz efendim!”diyip dışarı çıktım. 10 saniye olduğum yerde kaldım Hayatım tümden değişmişti. Aslında artık hayatım değildi. Onları hayatıydı .Bir anda kaynar sular başımdan aşağı indi,çok üzülmüştüm. Eve doğru giderken kendime itiraf edemesem de öbür günü sabırsızlıkla bekliyordum. Ve şimdi 1 yıl sonra bunları yazdım. Hala onların hizmetindeyim. Bu yazdıklarımı da izinsiz yazıyorum ama paylaşmak istiyorum çünkü etrafımda bunu söyleyebileceğim kimse yok.

kölesi olmuştu sikimin

Herkese selam fazla detaylara girmeyeceğim arkadaşımın teyzesi sikmin kölesi oldu , Nasılmı rahat oturun ve gözleriniz kapatıp beni dinleyin ,Arkadaşımın teyzesi ile arkadaşımın düğününde tanıştık düğünde ben o kadar aktiftimki herşeye koşturuyor düğünün kusursuz geçmesi için elimden geleni yapıyordum bu arada teyzesi beni gözüne kestirmiş kim bu diye merak edip duruyormuş neyse düğün başladı herkes eğlenirken teyzesi benim yanıma gelip benimle tanıştı maşallah yorulmak bilmiyorsun dedi bende öyleyim kanım kaynıyor ne yapayım dedim sonra düğün bitti arkadaşı gerdeğe uğurladık bizde teyzesi ve ailesi ile onların evinde oturuyorduk vakit baya geç olmuştu herkes uyumuştu teyzesi de bana bir kahve yapıp getirdi ve bebnim yanıma oturdu sohbet ederken gözleri hep aletimdeydi çünkü bende ona bakarken onu arzulamış ve sikim kalkmıştı daha sonra kahve fincanımı şelimden alırken isteyerek elini sikime sürttü ve fincanı mutfağa götürdü bende peşinden gittim arkasından yaklaşıp belinden sarıldım ve sikimi kıçında hissetmesini sağladım ve hızla yüzünü dönüp dudaklarıma yapıştı elini sikime atıp okşamaya başladı sonra sikimi çıkartıp yalamaya ve emmeye başladı beraber banyoya geçtik küvetin kenarına domaltıp 21 cm lik sikimi, köküne kadar sokup inlete inlete en az 4 deefa orgazm ettim o kadar çok sevmiştiki sikimi ilişkiden sonra bana dönerek haftaya beraber bir otele gidip 24 saat beraber olmak istediğini söyledi evet dediği gibi ertesi hafta bir otele gittik ve 24 sat hiç odadan çıkmadan saatlerce sikytim onu götü amı sikilmedik yerini bırakmadım
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

sex kölesi

Sabah yine erkenden uyanmıştım malum sabahları İzmirin havası çekilmez.Sabah buz gibi havada hızlı adımlarla yürüyordum durağa doğru,işe yetişme telaşı vardı.Hoş günlerden cumartesi idi.Amaç işe yetişmek değil şefin penisiyle uğraşmaktı.Bunları düşlüyerek yürüyordum….Sanırım düşleğim sey yürüşüme yansıyordu taze bir ceylan ğibi sekiyordum    yolda…Sabırsızca.atkım-berem sarılıydı yine yüzümde yokda bakılacak bi halim yok yüzümün.bulunduğum .    yer buca malum 9 eylülün mabeti allahım ne hoş erkekler ver yaa…1tanesini istiyorum işte diye aklımdan gecirirken sanki duam kabul oldu…abi diye seslendi biri/188-93 kilo olunca abi oluyorsun ne hikmetse.efendim    dedim.adres sorucaklarmış.yardımcı oldum meğer bizim sokakağın basında oturacaklarmış…tarif ettim,herneyse çok hoş bir delikanlıydı.170 boylarında bal köpüğü gözlü,siyah ve hafif uzun    saçlıydı…allahım bu yiğit benim olsun dedim ne yalan söyleyyeim.her neyse apart topar otobüse binip iş yerine ğittim sekreter gelmiş,caycı başkadaa kimse yoktu teknik ofisi açtım.Telekom kabinleri ğibi bölük bölüktür oda.biraz sağı solu düzenledim.Şef cumartesi erken sayılan bir saatte ofisteydi,hiddetini    konuşturuyordu yine…teknik ofise girdi,beni görünce ğülücükler sacaroldu.kimse varmı diye eliyle işaret etti.tamam dedi,,,seninde diğerlerinden farkın yok hiç biriniz adam olmazsınız    dedi(adamın olmak isteyen kim kocacım olmanı isteyen benim)tabii gönlümü nasıl alacağını biliyordu..kuşum benim ağzıma layık lokumdu…sabah kahvaltımı ağzıma boşaltı… harika…normalde    mesai 3 de biteriken o gün mesaiye kalmıştım…sefin rüyasını gerçekleştirmek için…bir arkadaşım gelicek geldiğinde ilğilen dedi peki dedim.meğer onlar konuşmuşlar.gelen    kişi minyon bir adamdı taş çatlasın 25 derdiniz. meğer sonradan öğrendim 40mış…ismimle hitap etti.hoş ğeldiniz dedim… sef dışarıda biraz sonra gelirdedim.Biliyorum meraklanma gelmeyecek dedi…anlamadım dedim…sana mutluluk cubuğumla ğeldim gel dedi…inanamıyorum ben bir fahişe mi oldum.Gönderen: deliyim