Halamın komşusu çok azgın çıktı

Selam seks hikayesi okuyucuları. Bu hikayemi hepinizin çok beğeneceğinden eminim. Çünkü ben yıllar önce yaşamama rağmen hala o anları unutamıyorum. daha önce bu hikayemi hiç kimseye anlatmadım ve sadece buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Aslında ben seks hikayelerini pek okumuyorum çünkü bir çoğunun yalan olduğunu düşünüyorum. Ama benim hikayem tamamen gerçek bundan emin olabilirsiniz. Bu anım tek bir kelimesi uydurma olmayan bir anıdır. Okurken gerçek olduğunu düşünüp okuyun. Orta ikinci sınıfa gidiyordum. Babaannem yalnız yaşadığından babam benim onunla yaşamamı, ona can yoldaşı olmamı istiyordu. Ben de babaannemi çok fazla seviyordum.
Bunun için senenin on bir ayını onunla geçiriyordum. iki göz odalı bahçe içinde bir evdi babaannemin evi. Bahçemizde incir, kaysı, yenidünya ağaçlarından küçücük evimiz adeta ağaçların arasında kaybolmuştu. Yaz gelince babaannem köye giderdi. Kışlık erzaklarımızı temin için… Ben de evimize bekçilik yapardım. Bahçeyi sulardım. Evi temizlerdim. Kısacası evin her işini ben yapardım. Bir gün sabahın erken saatlerinde ben uykuda iken kapı çalındı. Uykulu bir vaziyette kapıya gittim ve açtım. Karşımda bir kadın…
—Hatun Hala bulunmaz mı.?
—bulunmaz. Köye gitti. —Ya… Sen torunusun, değil mi? — Evet… Bana senden bahsetmişti. çok fazla zeki olduğunu, çok aşırı ta çalışkan olduğunu anlatmıştı. -Hııııı… – içeri girebilir miyim? -Tabi abla buyur… içeri girdi. Yatağımın ucuna oturdu. Bana öyle bir bakışı vardı ki utancımdan gözlerimi kaçırıyordum ondan. O ise ısrarla bakıyordu. Gülerek: -Ne o, benden sıkıldın mı? Yüzüme dahi bakmıyorsun. -bulunmaz Abla ne sıkılması? -O süre senden bir ricam olacak. – Buyur Abla… – üç aydır kocam askerde… Benim okumam yazmam da bulunmamakta. Ona name yazdıracak birini arıyordum. Hatun Hala “benim torun yazar” demişti.
Onun için geldim. Yazarsın değil mi Canım? -Tabi yazarım abla… O süre ceketinin cebinden katlanmış bir kağıt ve zarf çıkardı. Bana uzattı. -Al… Kağıt ve zarfı aldım. -Bu da kalem… Onu da aldım. Göz göze geldik. çok fazla güzel ve sevimli bir yüzü vardı. düz biçimde kaşlar, simsiyah bir çift göz. Parlak bir ten.. çok aşırı hoştu… Başımı eğdim. -Başlayalım mı? Dedi. -Evet. Ben söyleyeceğim sen yazacaksın. Tamam. Nasıl başlasam? Hah, Canım Kocacığım… Seni çok özledim. 3 aydır yalnızım. Sen gittiğinden bu güne tadım tuzum kalmadı. Arada bir annemlere gidiyorum. lakin orada da tat bulamıyor, tekrar eve dönüyorum. Duvarlar üstüme yıkılacak gibi… Ne vardı sanki evliliğimiz bir ayı doldurmadan askere gidecek. Sana doyamadan, sana sarılamadan, tadını çıkaramadan gitmenin ne olduğunu bir ben bilirim. gece olunca erkenden yatağa giriyorum. Seninle geçirdiğimiz birkaç geceyi düşünerek…. Avuçluyorum. Göğüslerimi okşuyorum. Senin anlayacağın kendi kendimi tatmin ediyorum… Yazıyorsun değil mi? Evet… Utancımdan ne yapacağımı bilemiyordum. Terlemeye başladım. Devam et o zaman… -Tamam abla… Canım, erkeksizlik çok zor hele sevişmenin tadını aldıktan sonra daha da zor geliyor insana… izine gelmeni dört gözle bekliyorum. Beni yine bagırta bağırta sikmeni istiyorum. Senin içime girmeni dört gözle bekliyorum. mektup böyle sözlerle yazıldı. Ben ne yapacağımı, ne diyeceğimi bilemeden o ne derse yazıyordum. Nihayet selamlarla bitirdi mektubu…
Nasıl iyi oldu m.? Hadi bir oku da dinleyeyim. Bakalım doğru yazmış mısın? -fakat abla… Bırak abla demeyi… hadi oku! Utana sıkıla okudum mektubu. Sırılsıklam olmuştum. Arada bir iç geçiriyordu. Offf… offffffff … Ne zormuş asker karısı olmak. Sen bunun ne demek olduğunu bilemezsin. Benim bu gibi bir kadının sikilmek isteğini anlayamazsın. Başım önümde yanıt veremedim. Mektubu uzattım. -kırmızı Abla… -Zarfı da yazsana… Zarfın üzerine küçük bir kağıda yazılı adresi de yazdım. Kağıt elindeydi. Katladı. Unuttum. Dedi ve elini eteğinin altına soktu. öbür eliyle de mektubu amına sürdü. Bana uzattı. Mektubun altına şu söyleyeceğimi de yazıver. -Canım bu kağıdı amıma surdum. Kokusu sana ulaşsın diye… şimdilik bununla idare edersin. Mektubu benden alıp dudaklarına götürdü. öptü. al ruj sürmüştü. Dudak izi mektuba çıkmıştı. Katladı. Zarfa yerleştirdi. Tükürükleyip yapıştırdı. Ayağa kalktı. -Ben gideyim artık. Sana teşekkür ederim canım. Başucuma dikildi. Ben başım önümde yatağın kenarında oturuyordum. Eğildi.
Yanağıma bir öpücük kondurduktan sonra: Bunları Hatun Halama söyleme ha! Aramızda kalacak, tamam mı? -Tamam Abla! Ablan yesin seni! Boynuma sarıldı. Ben kaçmaya çalıştım lakin olmadı. Dudaklarıma yumuldu. iki eliyle de başımı tutmuştu. Bir süre öptükten sonra… -“Bu sana teşekkür öpücüğü” diyerek bir kahkaha attı. -“Her yazdığın mektupta sana bu ödülü vereceğim. kafi ki Hatun Hala’ya söyleme!” çıkarken saçlarımı okşadı. Ve gitti.
Ben kalakalmıştım. şaşkın ve ürkek bir halde kapıya koştum. Arkasından baktım. çok aşırı seksi bir vücudu olduğunu ilk kez fark ettim. Dönüp bana baktı. içeri kaçtım. Aradan kaç gün geçtiğini hatırlamıyorum. gene bir sabah kapı çaldı. Yataktan kalktık. Kapıyı açtım. O gelmişti. -Merhaba delikanlı… O adi adam olmuşsun sen ya… genç erkek bir delikanlıymışsın farkına varamamışım. -Sağol abla… – mektup yazdırmaya geldim. fakat bu defa öyle şeyler yazmayacağım. Eşimden name geldi. Benim yüzümden komutan azarlamış onu… -tabi abla aşırı ayıp şeyler yazdırdın sen de… Bu cümleyi nasıl söylediğime şaşırmış olacak ki.. – Niye o süre söylemedin peki… -Neyse boş ver. Hadi geçelim de mektubumu yazıver. -Tamam abla… – Halama söylemedin değil mi? – Söylemedim. -aferin sana ağzın sıkıymış… Bu hoşuma gitti. al kağıdı kalemi başla… Mektubu yazmak için sedirin bir ucuna ben başka ucuna o oturdu.
O söyledi ben yazdım.Arada bir kahkaha atıyor ve bana sarılıyordu. Nihayet mektup bitti. -Sağol canım… -Bir şey değil abla.. -şimdi sıra sana mükafat vermeye geldi. Bir hamlede ayağa kalktı. Kapıyı kilitledi. Bana döndü. -Bu kez ödülün büyük olacak. Sana tatmadığın şeyleri tattıracağım, çok fazla sevinecek ve mesut olacaksın. Dedi ve saçlarımı okşamaya başlanıyor. -Abla ben daha neyim ki. Bu işlerden anlamam. Ne olur yapma! -Göreceğiz bakalım anlıyor musun, anlamıyor musun? Diyerek üzerime atladı. Sedire yatırdı. şaşkın ve ne yapacağımı bilemiyordum. O ise beni öpüyordu. Ben karşılık vermeye utanıyordum.
üzerimde pijamam vardı. Bir hamlede pijamamın altını çıkardı. Donu da çekti. Ben bırakmamaya çalıştım lakin nafile… O aşırı güçlüydü. Galip gelmişti. Sikimi avuçladı. -O utancından küçülmüş lan sikin… Bak şimdi nasıl büyüyecek. Nasıl büyüteceğim onu. Okşuyordu sikimi. Sonra eğildi ağzına aldı. Ben altınad kalmıştım. poposu bana dönük üstümde oturuyordu. Eğilmiş sikimi yalıyordu.
Baş örtülü gözümü açtığımda götünü gördüm. çok aşırı sexiydi. Yusyuvarlak. Götünün deliği ve am deliği kılsızdı. Tertemiz. -bağırdı… Yala götümü amımı… Hadi durmasana yala benim her yerimi. -ama abla… Yala diyorum sana… Bak nasıl hoşuna gidecek. Götünü ağzıma getirmiştir. -Yala, dilinle… Hadi durma! -Abla yapma… – hadi diyorum. Ağzıma doğru bastırdı. Dudaklarıma değdi. içim bir garip olmuştu. O bastırıyor, bir yandan da sikimi okşuyor, yalıyordu. çaresizlik içinde dilimi çıkardım. Amının içine giriverdi. O anda “ohhhhhhhhh, yala yala canım. Götümü de yala…ohhhhhhh” deyip duruyordu. Sikimin kalkmaya başladığını hissettim. -Kalkıyor, kalkıyor. bravo sana… Demek tecrübesiz değil erkekmişsin. Ohhhhhhhhhh Yalamaya devam ediyordu. Ben de amını götünü yalıyordum. Sikim tam kalkmış olacak ki… yalamayı bıraktı ve bana yüzünü döndü. göğüsleri dimdikti. Aşağı doğru kayarak beni doğrulttu. -hadi memelerimi yala, ısır, okşa,sık… Hadicanım. Ohhhhhhh.. daha katı sık…ısır… ohhhhhhhhhhhhh daha sert…daha sert… ben kendimi onun komutlarına bırakmıştım. Yalıyor, sıkıyor, ısırıyordum. O, naralar atar gibi – Aferin… ısır…ısır… uçlarını somur… O ne derse ben onu yapıyordum. O kendinden geçmiş…” daha katı daha ser… Ahhhhhhhhhhhhh Bir ara sikimde bir sıcaklık hissettim. Ben de ohhhhhhhhhhh … diye inlyordum. OO üstümde hopluyor. – Sik beni… hadi daha hızlı daha sert sik.. Diyor ve üzerimde inip kalkıyordu. -Küçük erkeğim benim… Sik beni… Parçala amımı.. O sikin de bayağı büyükmüş ha… Benim heriften iyi sikiyorsun… Sik dediğin böyle olmalı… Taze yaraklım benim. katı sikine kurban olsun ablan… Daha hızlı …daha hızlı… “offfffffff…..ohhh….ahhhhhhhhhhh…” diyrek üzerime yığıldı. Ben de kasılıyordum. Sikimi çıkardı amından. Eline aldı.
Somurmaya başlanmıştır. Fışkıran döllerin bir kısmı ağzından taşıyordu. Bir yönünü yutuyordu… -Ohhh…
aaahhhhhhhhh…. öldüm bittim…Erkeğim benim… çok sert siktin be… aferin sana… Kolumdan yakalayıp yatağa fırlattı beni Yanıma da kendi uzandı. Başım memelerini içinde taraf yana yatıyorduk. -Nasıl, hoşuna gitti mi? -çok fazla.. -Daha bitmedi dur bakalım… sana tüm lezzetleri tattıracağım daha… -lakin abla.. Ne ablası sersem… Bulmuşsun benim bunun gibi güzel karıyı, bir de naz ediyorsun. Biraz dinlen. Sonra da beni götümden sikeceksin… Ne? -Ne o şaşırdın mı? -Ama… Aması maması yoktur bunun… Kocam askerden gelene kadar yarağa doyuracaksın beni… Hem amımı, hem götümü… -Yapma Abla ne olur…Ben götünden sikemem. -Niye lan… Sikin kalkıyor, kazık benzeri oluyor. Bal bunun gibi sikersin! Götüm emrinde… Kahkaha atarak sikime yapıştı…Somuruyordu. Ben kıvranıyordum. Bir yandan da göğüslerini okşuyordum.
Yine kalkmıştı sikim. Hadi bakalım. al şu kremi sür götüme, yarağına… Kremi dediği bunun gibi sürdüm. önce parmağını sokacaksın yavaş yavaş… Sonra da yarağını… Hadi… Domaldı. Ben de yavaşça parmaklamaya başladım. Parmağım götünün içindeydi. -iki parmağını sok şimdi. Ohhhhhhhh… Erkeğim benim… sok… daha hızlı… Off… parçala götümü… Sok… Tamam… hadi şimdi yarağını daya… sok… yavaş yavaş ama.. Sikin götünün derinliklerinde kaybolduğunda o hala bağırıyordu. Daha hızlı… Daha hızlı…off… öldürdün beni, Küçük erkeğim benim. Ben götünde gidip gelirken kasıldım ve götünün içine boşalırken ahhhhhhhhhh…. Ohhhhhhhhh diyen bendim. O da gevşemiş ve yatağa yüzüstü düşmüştü. işte böyle bir hikaye…

Telefonda boşalmak ister misin? Hemen ara aşkım : 00353 515 737 08