benimki ıtiraf deil bir makale…

Selam arkadaşlar ben bariş. Kendimi bildim bileli aşk hakkında söylenen klasik şeylere hiç inanmadım. Hiçbir zaman söylemedim sevdiğim insana o kalıplaşmış sözleri. Çünkü aşk kalpten gelir. Yürekten akar dilinin ucuna kelimeler. Bence aşk onun annesi olmaktır dizlerinde ağlayabileceği. Babası olmaktır    yanında olmaktan huzur ve güven duyabileceği. Kardeşi olmaktır yeri geldiğinde oyunlar oynayıp belki güreşebileceği. Dostu, sırdaşı olmaktır herşeyi paylaşabileceği. Hayatının en büyük sırlarını bile. Ve sevgilisi olmaktır sevebileceği, sevgiyi öğrenebileceği ve hissedebileceği. Yani kısacası paylaşmaktır. Sevincide, hüznüde, kederide. Sakın bu    alemde aşk yaşamak zor, toplum ve aile baskısı var demeyin. Çünkü aşk imkânsızlıkları imkân olarak yeniden yaratmaktır. Aşk mücadeledir. Mücadele etmeden ya da çok kolay elde ettiğiniz birşeyin ne anlamı var. Toplum baskısına gelince; unutmayınki bu hayat sizin onların deil. Eğer onlar ne diyecek diye yaşarsanız kendinizmi olursunuz? Sizce kendiniz olmadığınız bir hayatın ne anlamı var? İşte budur barışa göre aşk. İşte o böyle hayal etti aşkı sadece hayallerde kalsada. Ve onun bir yerlerde olduğunu ümit etti hep. Eşruhunun! Onu    mutlaka bulacağına inandı ve bunun en kısa sürede olmasını diledi her zaman. Çünkü ona çok ihtiyacı var. Geceleri başını kaldırıp gökyüzüne baktığında en parlak yıldızı o bildi ve onunla konuştu paylaşmak için yanlızlığını. Hayaller ve umuttur insanı insan yapan. İçindeki .    çocuktur onu saf tutan ve kalbini ısıtan. Hayallerimi ve umutlarımı kaybetmedim ne kadar bitme noktasına gelip yeniden canlansalarda. İçimdeki çocuğuda hiç öldürmedim onu hep ağlatsalarda. Hani şarkıdada dediği gibi “ne zaman canın yansa bu kadar derinden. Sanırsın mümkün deil bidaha    üzülmek” evet ne zaman büyük bir acı yaşasak, hayatımız boyunca yaşayacağımız hiçbir acının bizi bu kadar üzemeyeceğine inandık. Ama sonrasında gelen başka acılar ya da zaman diğerini unutturdu. Zaman herşeyin ilacı. ben bu acıya razıyımBu gerçekten böyle. Ne acılar yaşadık şu anda belki dinmesede bitmeye yaklaşan değilmi? Aşkta bazen yakar canımızı. Sizi bilmem ama ben bu acıya razıyım. Hayat çakıl    taşlarıyla dolu bir yol. Bazen o çakıl taşlarına takılıyor ayağımız ve tökezliyoruz. Ama yeniden toparlanıyoruz. Gay olarak dünyaya gelmek belki    çok zor. Ama bu bir ayrıcalık bence. Onu her insan taşıyamaz ve görüyorumki taşıyamıyorda. Herşeyin cinselliğe döküldüğü, insanların maskelerle dolaştığı, gerçek yüzlerini göstermekten korktukları, sahte insanlarla dolu şu alemde kendinizi koruyun. İnsanlığınızdan ve kişiliğinizden ödün vermeyin. En önemlisi bu. İnsanın içindeki çocuk öldüğü zaman oda yaşamıyordur. Sadece yaşadığını zannediyordur. Sex bir anlık zevk. Onu tatmin etmenin başka yollarıda var. Ama onun elini tuttuğunuzda yaşadığınız heyecanı hissetmenin, onunla yağmur altında elele yürümenin mutluluğunu yaşamanın ya da onunla soğuk bir kış gününde    kartopu oynamanın zevkine varmanın başka yolu yok. Unutmayınki aşk dünyada yaşanabilecek en muhteşem duygu. Şöyle bi etrafınıza bakın. Eğer sizi    gerçekten seven yani riyasız ve yalansız biri varsa ve sizde onu seviyorsanız aynı şekilde gülümseyin. Çünkü mutlusunuzdur. aslında bunun sevgiliniz olmasıda gerekmez. Bu anneniz, babanız, kardeşiniz, arkadaşınız her kim olursa .    olsun. Ona gidin ve gözlerinin içine bakarak ama samimice, yalansız    “senİ sevİyorum” deyin. Eğer sevdiğiniz kişi uzaktaysa telefonu alın ve telefonu açtığında ona ilk sözünüz “senİ sevİyorum” olsun. Sakın ertelemeyin    ya da başka zaman söylerim demeyin. Ya o zaman hiç gelmezse. Ya onu beş dakika sonra bir daha hiç ama hiç göremeyecekseniz. Sevin ve bunu söylemekten, göstermekten utanmayın. Çünkü yarın çok geç olabilir. Çünkü sevgide gurura yer yoktur. aslında aşk    hakkında söyleyebileceğim daha çok şey var. Ama sanırım buraya sığmaz :)) bu eşsiz duyguyu herkesin tatması dileğiyle. Aşkla kalın…Gönderen: askperest

Telefonda boşalmak ister misin? Hemen ara aşkım : 00353 515 737 08